Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1053 E. 2026/11347 K. – Kamulaştırmasız

Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmazlar Bedelinin Tahsili

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1053
Karar No
2026/11347
Karar Tarihi
Konu
Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmazlar Bedelinin Tahsili

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3372 Esas, 2025/2179 Karar KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/59 Esas, 2024/108 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun harç yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Kocaeli ili, İzmit ilçesi, ... Mahallesi 1700 parsel sayılı taşınmaza hisseli olarak malik iken davalı idare tarafından kamulaştırma işlemlerine başlandığını ve 9807, 9808, 9809, 98 10... parsel sayılı taşınmazlara ifraz edildiğini ve fiilen de yol olarak kullanıldığını, davalı idare tarafından acele kamulaştırma bedel tespitleri yapıldığını, ancak gerekli süre içerisinde bedel tespit ve tescil davasının açılmadığını, bu nedenle kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminata hükmedilmesi ve taşınmazların bedelinin tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kamulaştırıldığını, bedelin acele el koyma bedeli olarak taşınmaz maliklerinin hissesi oranında depo edildiğini, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin düşük belirlendiğini, taraflarınca emsal olarak bildirilen ... Mahallesi 1854 parsel sayılı taşınmaza ait 24.03.2017 tarihli satışın bilirkişilerce incelemeye ve somut emsal olarak mukayeseye konu edildiğini, bahsi geçen satışın gerçek kişiler arasında yapıldığını, emsal taşınmazın dava konusu taşınmazlara kuş uçuşu mesafesinin 298 m olduğunu, ancak bilirkişilerce somut emsal alınan taşınmaz ile dava konusu taşınmaz arasında 0,925 oranında mukayese oranı takdir edildiğini, bu oranın kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu taşınmazların somut emsal olarak bildirilen taşınmazdan daha değerli olduğunu, değerli bir konumda bulunduğunu, Karayolları Genel Müdürlüğünün harçtan muaf olduğunu, taraflarınca yatırılan peşin harç (204,93 TL) ve ıslah harcının (11.378,00 TL) istem hâlinde yani kararın kesinleşmesi beklenmeden başvuru hâlinde iadesine karar verilmesi gerektiğini, dava tarihi ve karar tarihi arasındaki süre gözetildiğinde, hükmedilen tazminatın enflasyon karşısında değer kaybettiğinin açık olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin yüksek belirlendiğini, bilirkişi raporlarına itirazlarının değerlendirilmediğini, dava konusu taşınmazların arsa vasfında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazların arazi vasfında olduğunu, dava konusu taşınmazların vasfının arsa olarak değerlendirilmesi doğru değilse de, raporda alınan emsalin uygun emsal olmadığını, değer tespitinde dikkate alınması gereken diğer bir unsurun da dava konusu taşınmazlar ile emsal taşınmazın vergi beyan değerleri arasındaki oran olduğunu, dava konusu taşınmazların ve emsal alınan taşınmazın değerlendirme tarihindeki beyan edilen vergi beyanları ile bu taşınmazların bağlı bulundukları cadde veya sokak için belediyelerce emlak vergisine esas olmak üzere belirlenen metrekare fiyatlarının ilgili belediyelerden getirtilerek bu değerlere göre verilen metrekare fiyatının mukayese edilmesi gerektiğini, kararın tescil/terkin bakımından kesin olup, bu hususun gerekçeli kararda belirtilmesi gerektiğini, davacılar lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, vekâlet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiğini, gerekçeli kararın 5 inci maddesinde başvurma harcının davalı idareden alınmasına karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi kurulu ek raporunda somut emsal olarak alınan ... Mahallesi, 1854 parsel (yeni 71 15... parsel) sayılı taşınmazın yararlanılan 24.03.2017 tarihli satışının gerçek kişiler arasında yapılan bir satış olup uygun olduğu, emsalin araştırılan imar durumuna göre arsa niteliğinde olduğu, hem dava konusu parsellerin hem emsal taşınmazın kadastro parseli olmasına göre bilirkişi raporunda düzenleme ortaklık payı denkleştirmesi yapılmamasının doğru olduğu, ayrıca dava tarihi itibarıyla belirlenen metrekare birim fiyatlarının ve buna göre yapılan karşılaştırma oranlarının uygun olduğu, dolayısıyla bilirkişi raporunda doğru emsal karşılaştırma yöntemi ile hesaplama yapılarak bedel belirlendiği, bilirkişi kurulunun kanuna uygun olarak oluşturulduğu, bilirkişi heyet raporunun karar vermeye yeterli ve elverişli olduğu, keza Dairemizin ikizi olan Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 2020/943 Esas, 2020/1227 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmaza yakın konumda bulunan ... Mahallesi 2237 parsel için 2019 Haziran ayı itibarıyla takdir edilen 252,00 TL/m² birim fiyatının uygun bulunduğu, anılan kararın Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2020/12091 Esas, 2021/7545 Karar sayılı kararı ile onandığı, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 2022/2654 Esas, 2024/217 Karar sayılı kararı ile ... Mahallesi 70 43... parsel için 2020 Aralık ayı itibarıyla takdir edilen 310 TL/m² birim fiyatının uygun bulunduğu, yine aynı Dairenin 2019/547 Esas sayılı dosyasında incelenen dava konusu taşınmaza yakın ... 2423/A parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak 07.09.2018 itibarı ile 360,00 TL/m² birim değerinin uygun bulunduğu, kararın Yargıtay 5. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2019/9243 Esas, 2020/6418 Karar sayılı 26.06.2020 tarihli kararı ile onandığı gözetildiğinde, dava konusu taşınmazlar bakımından 15.02.2022 itibari ile belirlenen 890,00 TL (9811 parsel için irtifak düşüldükten sonra 888 TL/m² birim fiyatının taşınmazların karşılaştırılan konumu ve nitelikleri ve dava tarihi göz önüne alınarak uygulanan endeks dikkate alındığında hakkaniyete uygun olduğu, ayrıca, dava konusu taşınmazlara ilişkin Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/154 D.İş ve 2019/95 D.İş ile Kocaeli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/15 D.İş sayılı dosyalarından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27 nci maddesi uyarınca acele el koyma kararı verilmiş olup, davalı İdarenin dava konusu taşınmazlara fiilen el attığı tarihin 04.11.1983 tarihi sonrası oluşu dikkate alınarak nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinde de herhangi bir isabetsizlik görülmediği, ancak davalı idarenin harçtan muaf olmasına karşın başvuru harcının davacı tarafa iadesine karar verilmesi gerekirken, yargılama giderlerine dahil edilmesi sureti ile davalı idare aleyhine harca hükmedilmesi yerinde görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun harç yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazların değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi isabetlidir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/1053, K. 2026/11347, T. 17.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-1053-e-2026-11347-k-cd20b4f52b45