Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/9940 E. 2025/16731 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/9940
- Karar No
- 2025/16731
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2751 Esas, 2025/608 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölbaşı(Adıyaman) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/238 Esas, 2024/48 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ..aman ili, ..., .. köyü 1 54... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğunu, taşınmazın niteliği ile ilgili eksik inceleme yapıldığını, bilirkişi raporunda mutat münavebede saha şartlarını yansıtmayan ürünlere yer verildiğini, köy üretim verilerine uygun münavebe belirlenmesi gerektiğini, üretim masrafları düşük alınarak net gelirin yüksek çıkarıldığını, taşınmazın bedeline %10 objektif değer artış oranı eklenmesinin ve kapitalizasyon faiz oranının hatalı tespit edildiğini, kamulaştırma fark bedeline dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen faize hükmedilmesinin doğru olmadığını, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, 6 Şubat 2023 tarihli deprem sonucu dava konusu taşınmazların koordinatlarında herhangi bir değişiklik olup olmadığının bilirkişilerce incelenmediğini, bilirkişi raporlarında tarımsal verim değerlerinin en az 5 yıllık ortalamasının alınması gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedeline uygulanan yasal faizin günümüz şartlarında değerini yitirdiğini ve enflasyon karşısında eridiğini, enflasyon oranı da dikkate alınarak müvekkilinin gerçek zararını karşılayacak bir tazminat ödenmesine karar verilmesini, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedeli belirlenirken kullanılan hesaplama yönteminin yanlış olduğunu, ürün verimlerinin minumum masrafların ise maksimum alınarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ü oranında alınması gerektiğini, taşınmaza uygulanacak objektif değer artış oranının en az %50 uygulanması gerektiğini, istinaf giderlerinin taraflarına iade edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporu ile davaya konu taşınmaz sulu tarım arazisi niteliğinde kabul edilerek, sulu vasfına uygun olarak buğday, biber ve hıyar ürünleri münavebeye alınmak suretiyle ve dosya arasında bulunan 2023 yılı Gölbaşı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün resmî veri cetveline uygun olarak ve davaya konu taşınmazın konumu vs. özelliklikleri dikkate alınarak %10 objektif değer artışı eklenmek suretiyle sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza net gelirine göre değer biçilmesi dosya kapsamına uygun bulunduğunu, bu haliyle davaya konu taşınmaz bakımından dava tarihi olan 2023 yılı resmî verilerine göre net gelir hesabı ile netice itibarıyla metrekare birim değeri olarak 289,11 TL'nin tespit edilip kamulaştırma bedelinin hesaplanarak derhal davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığını, zira aynı idareye ait aynı köyde ve yakın konumda bulunan başka bir taşınmaz için 2016 yılında açılan dosyasında sulu açık arazi olarak değerlendirilen ve %10 oranında objektif değer artışı verilmek suretiyle tesbit edilen 41,91 TL/m² birim değeri Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2022/3082 Esas, 2022/9007Karar sayılı kararı ile uygun bulunmuş olup söz konusu dosyada tespit edilen metrekare birim değeri iş bu istinaf incelemesine konu dava tarihine uyarlandığında iş bu davada tesbit edilen metrekare birim değerinin Yargıtay içtihatlarına, adalet ve hakkaniyet ilkesine uygun olduğu, davaya konu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan ve ifraz olunan 1 54... parselin 424,08 m² yüzölçümü, geometrik şekli ve tarım yapılıp yapılmaması yönünden bilirkişi raporunda yapılan açıklamalar dikkate alındığında bu kısmın da bedeline hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ayrıca, davalı taraf dava açılmasına sebebiyet vermemiş olup, 2942 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi gereğince yargılama giderlerinden davacı idare sorumlu olduğundan ve davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi halinde Anayasa'nın 46 ncı maddesinde düzenlenen "taşınmazın gerçek karşılığının ödenmesi" ilkesi ve dolayısıyla da mülkiyet hakkı ihlali söz konusu olacağından, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 başvuru numaralı ve 23.10.2018 tarihli kararı, Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı ve 09.05.2019 tarihli kararı (R.G. 01.06.2019/30791) ile Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 19.09.2019 tarihli ve 2018/2081 Esas, 2019/14349 Karar sayılı kararı da dikkate alınarak, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde de bir isabetsizlik görülmediği gerekçeleri ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.
3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.
4. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Eldeki dava 14.12.2023 tarihinde açılmıştır. Bu sebeple davanın açıldığı tarih nazara alınarak kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar Anayasa’nın 46/son maddesinde yer alan; “…herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanır.” hükmü uyarınca faize hükmedilmesi yerindedir.
5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.