Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/9786 E. 2026/3414 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9786
Karar No
2026/3414
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/393 Esas, 2023/214 Karar KARAR : Kısmen kabul / Karar verilmesine yer olmadığına

Taraflar arasındaki imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payı nedeniyle tesis edilen ipotek karşılığının artırılması istemine ilişkin asıl dava ile ipoteğin kaldırılmasına ilişkin birleştirilen davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkeme kararı asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1.Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Hazinenin Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 parsel sayılı taşınmazdaki 250,00 m²lik hissesinin imar uygulaması sonucu 4.615.000 ETL bedelle 4 16... parselde 18.10.1991 tarihli ve 3178 yevmiye nolu ipoteğe dönüştürülerek ilk malik ... Belediyesi adına tescil edildiğini, akabinde 4 16... ve 2 nolu parsellerin tevhid ile 4 16... nolu parsele dönüştüğünü, tekrar ifraz edilerek 11... nolu parsellerin meydana geldiğini, 11 nolu parselde kat irtifakı kurulduğunu, 2 nolu parselin de yeniden ifraz edilerek 13... parsellerin oluştuğunu, Hazine lehine tesis edilen ipoteklerin 4 16... , 13... numaralı parsellere şûyulandırıldığını, davalı idare tarafından taşınmaza ipotek tesis edilirken 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) atfen kıymet takdirinin usul ve kanuna aykırı olarak resen belirlendiğini, taşınmazın ... merkezinde bulunduğunu, arsa niteliğinde olduğunu, aynı nitelikteki taşınmazların metrekaresinin 1.000,00 TL'den işlem gördüğünü, ayrıca taşınmazda Hazine payına tesis edilen ipotek bedelinin Hazineye ödenmediğini bildirerek ipotek bedelinin 2942 sayılı Kanun'a atfen 250.000,00 TL'ye yükseltilmesine aradaki fark olan 249.995,38 TL'nin ipoteğin tesis olunduğu 18.10.1991 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ipotek belgesi üzerindeki bedelin 250.000,00 TL olarak değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Birleştirilen davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 4 16... ve 14 parsel sayılı taşınmazların maliki olduklarını, taşınmazlar üzerinde 18.10.1991 tarihli ve 3198 yevmiye ile davalı ... lehine 4,615,000 ETL değerinde ipotek tesis edildiğini, işbu ipoteğin imar uygulaması neticesinde tarafların rızası dışında tesis edildiğini, bugüne kadar terkin edilmediğini, davacı müvekkillerinin tapu tescil belgelerini alırken bu ipotek bedellerini ödediklerini, davalının ipoteği kaldırmaya yanaşmadığını, belirtilen ipotek bedelinin mahkeme veznesine ödemeye razı olduklarını bildirerek söz konusu ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, ipotek tesis edilen 4 16... parsel sayılı taşınmaz üzerinde ... ve ...'un yapılarının bulunduğunu, tapuları bulunmadığından üzerindeki ipotek ile birlikte bu şahıslara taşınmazın satış işleminin yapıldığını, daha sonra maliklerinin talepleri ile yeni parsel numaraları aldığını, davanın bu şahıslara açılması gerektiğini, Maliye Hazinesinin ipoteği tapu müdürlüğünden terkin etmemesi nedeniyle bedelinin ödenmediğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Birleştirilen davada davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; Maliye Hazinesinin taşınmazda payı oranında malik iken ... Belediyesi tarafından yapılan imar ve ıslah çalışmaları sonunda Hazinenin imar öncesi payı karşılığında kendine isabet eden taşınmazlara ipotek tesis edildiğini, söz konusu taşımazların ipotek borç lehdarı adlarına tescil edildiklerini, Hazine lehine tesis edilen ipoteğin 4 16... , 13... nolu parsellere dağıtıldığını, ilgili idare tarafından taşınmaza ipotek tesis edilirken 2942 sayılı Kanun'a atfen kıymet takdirinin usul ve kanuna aykırı olarak resen belirlendiğini, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/555 Esas sayılı dosyasında ipotek bedelinin artırımı ve tahsili amaçlı ilk malik ... Belediyesi aleyhine dava açıldığını ipotek bedeli artırımı davası sonuçlanmadan ipoteğin terkin edilmesi halinde Maliye Hazinesinin mağdur olacağını ve maddi zarara uğrayacağını ileri sürmüştür.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 24.11.2016 tarihli ve 2016/136 Esas, 2016/391 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, birleştirilen dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 24.11.2016 tarihli ve 2016/136 Esas, 2016/391 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı Hazine ile asıl davada davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; 6745 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'la eklenen geçici 12 nci maddesi uyarınca; ''24.02.1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanunu'nun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre yapılan imar uygulamalarından doğan idarelerin taraf olduğu her türlü alacak ve bedel artırım davalarında taşınmazın değeri; uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle tespit edilir. Tespit edilen bu bedel Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosu esas alınmak suretiyle dava tarihi itibarıyla güncellenir ve ortaya çıkan gerçek bedel hak sahibine ödenir.)'' hükmü getirildiğinden bu hususta açıklanan hususta ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği düşünülmeden eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olduğu gibi aynı maddenin ikinci fıkrası "Bu Kanun'un maddenin ikinci fıkrası geçici 6 ncı maddesi üçünçü, yedinci, sekizinci ve onbirinci fıkra hükümleri, bu madde kapsamındaki davalar ve icra takipleri için de uygulanır. Devam eden dava ve icra takipleri ise, bu madde hükümlerine göre sonuçlandırılır." hükmü uyarınca maktu harç ile maktu vekâlet ücreti alınması gerektiğinden mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen bedelin düşük olduğunu, faizin ipoteğin tapuda tesis edildiği tarih olan 18.10.1991 tarihinden başlatılması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payı nedeniyle tesis edilen ipotek karşılığının arttırılması istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı Hazine vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davacı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/9786, K. 2026/3414, T. 26.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-9786-e-2026-3414-k-e8fcb4b00cda