Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/93 E. 2025/11770 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/93
- Karar No
- 2025/11770
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/917 Esas, 2024/104 Karar KARAR : Düzelterek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Muradiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/496 Esas, 2023/432 Karar
Taraflar arasındaki çekişmeli taşınmazın kıyı kenar tahdidi içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacılar ... ile ... haricindeki davacılar yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktarın Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla, işbu davacılar yönünden davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... vekilinin davacılar ... ile ...'a ilişkin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların hissedarı olduğu ... ili, ..., ahallesi 17 parsel sayılı taşınmazın 3621 sayılı Kıyı Kanunu (3621 sayılı Kanun) kapsamında kıyı kenar çizgisi içerisinde kalması nedeniyle taşınmaz üzerinde tasarruf imkanı kalmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile kıyı olarak terkinini, taşınmazın bedelinin davalı Hazineden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Hazineden tahsili ile davacılara tapudaki ve veraset ilamındaki payları oranında ödenmesine, dava konusu taşınmazın davacıların payı oranında tapu kaydının iptali ile davalı ... adına tapu sicilinden "kıyı "olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı Hazineye husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu taşınmaza herhangi bir şekilde fiili el atmanın söz konusu olmadığını, açılan davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişsiz ve yetersiz olduğunu, uygulanan objektif değer artışının fazla olduğunu, kıyı kenar çizgisi içinde kalan yerlerin kamuya ait yerlerden olup özel mülkiyete konu olamayacağını, bu nedenle tazminata hükmedilemeyeceğini, aksinin kabulü halinde belirlenen tazminat bedelinden hakkaniyete uygun bir miktarda indirim yapılması gerektiğini, faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davalı ... aleyhine vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, mahkeme aksi kanaatte ise nispi değil maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılması gerektiğini, hükmedilen bedelin terkin kararı kesinleşmeden icra edilemeyeceğine dair hüküm fıkrasına şerh konulması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza o yörede mutat olarak ekilen buğday ve yonca ürün verileri esas alınarak olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilerek taşınmazın m2 birim fiyatının 71,89 TL olarak hesaplanmasında, kapitalizasyon faiz oranının % 4 alınmasında, taşınmazın bilirkişi raporunda belirltilen özellikleri, dosya kapsamı ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgu Uygulamasından edinilen bilgilere göre objektif değer artışının % 50 oranında uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği; ancak, davacıların ( davacı ...hariç) dava konusu taşınmazda hem kendi hem de kök muris " ..." tarafından hisse sahibi olmalarına rağmen, infazda tereddüt oluşturacak şekilde sadece kendi payları yönünden terkin kararı verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesinde ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3- Dosyadaki bilgi ve belgelerden; dava konusu taşınmazın 120/1400 payla davacıların murisi "..." adına 09.04.1980 tarihinde tapuya hükmen tescil edildiği ve davacıların yasal mirasçılarının ölümü ile veraseten taşınmazda hak sahibi oldukları, aynı zamanda davacılar ..., ... ve ...'un 06.11.1981 tarihli satış, ...'un ise 07.02.2019 tarihli satış yoluyla taşınmaza paydaş oldukları, davacılar ...,.... ile ...'in bizzat kendi adlarına dava konusu taşınmazda paylarının bulunmadığı, dava konusu taşınmazın tapu kaydına dava tarihinden sonra 14.06.2022 tarihli ve 1877 yevmiye numaralı işlemle 75.440,12 m2lik kısmının kıyı kenar çizgisi içinde kaldığına dair şerh düşüldüğü anlaşılmaktadır.
4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
5. Davacılardan ... kök murisi " ....." un ölümü ile dava konusu taşınmazda veraseten hak sahibi olduğu halde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda işbu davacının ayrıca 7/100 payla dava konusu taşınmaza paydaş olduğundan bahisle hesaplama yapılarak yanılgılı değerlendirme ile fazla bedele hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı ... Vekilinin Davacılar ... ile ... Haricindeki Davacılara İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
B. Davalı ... Vekilinin Davacılar ... ile ...'a İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; 1. Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.