Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/9283 E. 2026/2832 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9283
Karar No
2026/2832
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/919 Esas, 2025/1107 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/85 Esas, 2023/281 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde; Muğla ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 128 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılacak bölümünün bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal karşılaştırmasının yöntemine göre yapılmadığını, mahkemenin gerekçeli kararında kamulaştırma bedeline yasal faiz uygulandığını, yasal faiz uygulanmasının kabulü anlamına gelmemesi kaydıyla, söz konusu faizin bitiş tarihinin kararda yanlış gösterildiğini, kamulaştırma bedeline dava tarihinden 4 ay sonrasından başlamak üzere ilk karar tarihine kadar faiz uygulaması gerektiğini, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, davacı lehine vekâlet ücreti verilmemesinin doğru olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle değer biçilmesinin doğru olduğu; ancak isabetli bulunmuş ancak; dava konusu taşınmazın geldisinde rızaen yola terk olması nedeniyle imar parseli olarak değerlendirilmesi gerektiği Dairelerinin kaldırma kararında belirtilmesine rağmen, hükme esas alınan bilirkişi raporunda gerekçesi açıklanarak imar parseli kabul edilmemiş ise de davalının istinaf başvurusunun bulunmadığı ve dava konusu taşınmazın imar parseli kabul edilmesi halinde bulunacak birim değerin hükme esas alınan raporda tespit edilecek birim değerden fazla çıkacak olup, davalının istinaf başvurusu olmadığından artırılamayacağı dikkate alınarak, dosyanın geçirdiği safahat itibarıyla tekrar kaldırma yapılmadığı ve belirlenen değere itibar edildiği, kamulaştırma bedelinin kıymet takdir komisyonunca belirlenen 105.831,42 TL'sinin İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı ile davalıya ödenmesine, bakiyesinin ise 16.09.2021 tarihli ikinci karar ile ödenmesine karar verildiği dikkate alındığında, istinaf incelemesine konu son kararda belirlenen faiz bitiş tarihlerinin doğru olmadığı, kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinine de karar verilmesi gerektiği, tapu kaydında beyan olarak yer alan 3 ağaca ilişkin sahiplerinin katılımı ve bedellerinin kendilerine ödenmesi sağlandığı hâlde, bu muhtesatların idareye aidiyetine karar verilmemesinin hatalı olduğu, idare tarafından fazla depo edildiği belirlenen 5.125,72 TL'nin tapu maliki olan davalı ...'dan tahsili gerekirken, infazda tereddüte neden olacak ve muhtesat sahiplerinin de sorumlu olacağı düşüncesi yaratacak şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak belirtilen yönler düzeltilmek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yerindedir.

3.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesi'nin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.20 19... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğrudur.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/9283, K. 2026/2832, T. 19.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-9283-e-2026-2832-k-4b6846dce63e