Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/901 E. 2025/12625 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/901
Karar No
2025/12625
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/4323 Esas, 2024/1279 Karar KARAR: Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2018/101 Esas, 2020/489 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın baraj göl alanı olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı Hazine ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle kabuluüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... vd. vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; Muş ili, ... ilçesi, ... köyü 261 parsel (1 40... parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı Hazine adına tescilini, göl alanı olarak tapudan terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmaza ilişkin olarak 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi gereğince hakkaniyete uygun bedel tespitini talep etmişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine ve bir kısım davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hakkaniyete aykırı olduğunu, çayır alanı olmasına rağmen sulu tarım arazisi olarak kabul edilmesinin hata olduğunu, doğru verilerin dikkate alınmadığını, üretim masraflarının eksik alındığını, kapitalizasyon hesabının doğru olmadığını, bedelin yüksek hesaplandığını, bu nedenle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerine ait dava konusu taşınmazın tarla vasfında olup 1. sınıf sulu tarım arazisi olduğunu, taşınmazın değerlendirme yılında getirebileceği net gelirin yanlış hesaplandığını, objektif değer artışı uygulanmamasının hakkaniyete aykırı olduğunu, yeniden keşif yapılmak sureti ile hakkaniyete uygun hesaplama yapılması gerektiğini, kamulaştırma bedelinin acele kamulaştırılmaya karar verildiği tarihten itibaren işletilmek üzere en yüksek mevduat faizi eklenerek ödenmesine karar verilmesi gerektiğinden kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve çelişkili olduğunu, taşınmazın büyüklüğü, konumu, sulanabilir olması dikkate alındığında değerinin düşük tespit edildiğini, dosyada mevcut her iki bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu ve çelişki giderilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net gelirine göre değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmediği; ancak ayın kamulaştırma kapsamında kalan Dairelerinin denetiminden geçen ... ilçesi dosyalarında aynı münavebe ile 17.50 TL/m² değer biçildiği ve bu metrekare birim fiyatının Yargıtay denetiminden de geçtiği, güncel tapu kayıtlarından dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek madde 1'i uyarınca yapılan yüzölçüm ve cins değişikliği çalışmaları sonucu yeni tapu kayıtlarının oluştuğu, taşınmazın yüzölçümünün değiştiği, Parsel Sorgulama Sistemi üzerinden yapılan anlaşıldığından değişen yüz ölçümüne göre istinafa gelenler yönünden denetiminden geçen dosyalarda hükmedilen metrekare birim bedeli üzerinden yeniden hesaplama yapılarak kamulaştırma bedelinin tespiti gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki dava konusu Muş ili, ... ilçesi, ... köyü 261 parsel (1 40... parsel) sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak, bedel belirlenmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması yerindedir.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar ... vd. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Bir kısım davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı kararı ve müstakar kararlarında da açıkça ifade edildiği üzere Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm halini almamış derdest davalar yönünden uygulanmaları gerekir. Zira Anayasa Mahkemesinin iptal kararları usulî kazanılmış hakkın ve aleyhe bozma yasağının istisnasını teşkil ederler.

Bu nedenle somut olayda; davalı tarafın Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin uygulanmasına yönelik Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilecek bir temyiz talebinin (Davalılar vekilinin bila tarihli dilekçesindeki "faize" ilişkin talebi) de dosya münderecatında bulunması karşısında, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmünün iptali yönünde Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ve 01.08.2023 tarihli, 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas - 2023/69 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda karar verilmeli ve "dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar" Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü nazara alınarak faize hükmedilmelidir.

Hâl böyle iken, eldeki derdest davada Anayasa Mahkemesi iptal kararının uygulanmadığı, Sayın çoğunluğun diğer yönleriyle katıldığım "Onanma Kararı"na (faize ilişkin yönüyle) ve faizle ilgili 3 No'lu "Değerlendirme" gerekçesine açıkladığım nedenlerle katılmıyorum. 09.10.2025

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/901, K. 2025/12625, T. 09.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-901-e-2025-12625-k-e0a9e2cf69ba