Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/8955 E. 2026/3382 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8955
Karar No
2026/3382
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/59 Esas, 2025/162 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu Çorum ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 94... parsel sayılı 1.848,41 m² yüzölçümlü taşınmazın maliki olduğunu, söz konusu taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın davalı idare tarafından yol ve kaldırım yapılmak suretiyle fiilen el atılması nedeniyle Çorum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/243 Esas, 2015/802 Karar sayılı dosyasında kamulaştırmasız el atma davası açtıklarını, bu davada hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın 692,40 m²lik kısmına yol ve kaldırım yapılmak suretiyle el atıldığının tespit edildiğini, ayrıca arta kalan 1.156,01 m²lik kısımdan askeri alana isabet eden 126,01 m² dışında kalan 1.030 m²lik kısımda yapılaşmanın zor olacağı belirtilerek, bu kısmın da bedeline hükmedilmesinin uygun olacağı kanaatine varıldığını, böylece raporda toplam 1.722,40 m²lik kısmın bedelinin 394.753,41 TL olarak hesaplandığını, ancak Çorum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/243 Esas, 2015/802 Karar sayılı kararıyla 1.848,41 m²lik taşınmazın tamamının tapu kaydının iptali ile tescil ve terkin hükmü kurulmak suretiyle, talepleriyle bağlı kalınarak 25.000,00 TL bedele hükmedildiğini, müteakiben Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/120 Esas, 2018/149 Karar sayılı dosyasında açtıkları ek dava ile talepleriyle bağlı kalınarak 20.000,00 TL bedele hükmedildiğini, nihayet Çorum 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/11 Esas, 2020/100 Karar sayılı dosyasında ise arta kalan 349.753,41 TL bedele hükmedildiğini, böylece Çorum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/243 Esas, 2015/802 Karar sayılı dosyasında 1.722,40 m²lik kısmın bedeli olarak hükmedilen 394.753,41 TL bedelin ödendiğini, bu defa dava konusu taşınmazda bedeline hükmedilmeyen ancak tapu kaydının iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilen 126,01 m²lik kısmın dava tarihi itibarıyla değerinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; askeri alanda kalan kısımda kamulaştırma yapma yetkisinin müvekkili idarede bulunmadığını, müvekkili idare yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, davacı tarafın yapmış olduğu eksik usul işlemleri nedeniyle aynı taşınmaz için dördüncü kez dava açıldığını, usul ekonomisinin bertaraf edildiğini, her dava için ayrıca yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmek suretiyle kurum zararı oluştuğunu ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.02.2023 tarihli ve 2022/36 Esas, 2023/50 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 07.09.2023 tarihli ve 2023/1082 Esas, 2023/2042 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın belediye imar planı dahilinde olduğu ve her türlü belediye hizmetlerinden yararlandığı anlaşıldığından taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulünde bir isabetsizlik görülmediği, arsa vasfında olmasına göre 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi gereği kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre dava konusu taşınmazın değerinin belirlenmesine yönelik bilirkişi kurulunca resen emsal olarak seçilen taşınmazın, dava konusu taşınmazla meskun mahal özellikleri, bulundukları bölgelerdeki yapılaşma, coğrafi vb. gibi özelliklerinin benzerlik göstermesi nedeniyle emsal taşınmaz olarak belirlenmesine, yine emsal taşınmaz ile dava konusu taşınmazın birbirine göre üstün-üstün olmayan yönlerinin mukayese edilip dava konusu taşınmazın metrekare değerinin belirlenmesi ile bu esasları dikkate alarak hazırlanan bilirkişi kurulu raporu ile taşınmazın 126,01 m²lik kısmı için belirlenen ve anılan rapordaki maddi hesap hatası sonucu Mahkemece resen yeniden hesaplanıp hüküm kurulan kamulaştırmasız el atma tazminat bedelinin davacıya ödenmesine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; davacı vekili dava değerini 06.12.2022 tarihli dilekçe ile 402.801,04 TL'ye artırmış ise de ıslah harcının yatırılmadığı anlaşıldığından Mahkemece ıslah harcını tamamlamak üzere davacı tarafa süre verilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, dava konusu taşınmaza 04.11.1983 tarihinden sonra el atıldığı ve 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda mahkeme ve icra harçlarının nispi olarak uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu yapılan 126,01 m²lik kısmın bedelinin zaten belirlendiğini, belirsiz bedel üzerinden dava açılarak yeniden bedel belirlenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığını, ilk dava sonrasında açılan saklı tutulan payın tahsili davasında gerekmediği hâlde, yeniden keşif yapılarak bilirkişi raporu alındığını, bu raporda askeri alanda kalan 126,01 m²lik kısmın da bedelinin hesaplandığını, ancak davanın belirli alacak davası olarak açılması yerine belirsiz alacak davası olarak açıldığını, davacı tarafın yapmış olduğu eksik usul işlemleri nedeniyle bir taşınmaz için dört kez dava açıldığını, böylece usul ekonomisinin bertaraf edildiğini ve kurum zararına yol açıldığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınarak Hazineye irat kaydedilmesine, 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/8955, K. 2026/3382, T. 26.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-8955-e-2026-3382-k-1893e4c4574e