Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/8712 E. 2026/2689 K.
Konu: El Atmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/8712
- Karar No
- 2026/2689
- Karar Tarihi
- Konu
- El Atmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2677 Esas, 2025/269 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/225 Esas, 2020/164 Karar
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Kararın dava takipçisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı dava takipçisi tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Dava takipçisi dava dilekçesinde özetle; davacının Mardin ili, ... ilçesi, ... 1 86... parselde kayıtlı tarlası olduğunu, bu tarla içerisinde yüksek enerji hattı geçirip içinde elektrik kulübeleri yapıldığını, bu durumun davacının izni olmaksızın yapıldığını belirterek müdahalenin meni ve ecrimisil talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dava takipçisi istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Dava takipçisi istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... aleyhine 13.03.2019 tarihinde meni müdahale ve ecrimisil davası açtıklarını, uzun bir süre geçmesine rağmen mahkemece ön inceleme ve duruşma günü verilmemesi nedeniyle 29.08.2019 tarihinde ikinci davayı açarak ön inceleme ve tensip zaptının tebliğ edilmesini, iki davanın aynı kuruma yöneltilmesi ve mahiyetlerinin aynı olması nedeniyle davaların birleştirilmesini talep ettiklerini, ancak mahkemece taleplerinin yerinde görülmeyerek davanın reddine karar verildiğini, aynı nitelikteki davada iki kez vekâlet ücretine hükmedildiğini, kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf incelemesine konu eldeki dosya ile ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/191 Esas sayılı dava dosyasının taraflarının, konusunun ve dava sebeplerinin aynı olduğu, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/191 Esas sayılı dava dosyası mevcut ve derdest iken eldeki davanın açılmış olduğu, bu hali ile eldeki dava açısından "Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması" dava şartının mevcut olmadığı, mahkemenin belirtilen dava şartının yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermiş olmasında ve yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kendisini yargılama sırasında vekil ile temsil ettiren davalı yararına maktu miktarda vekâlet ücreti takdirinde yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dava takipçisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Dava takipçisi temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, müdahalenin önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava takipçisi tarafından davacı adına eldeki davanın açılacağı hususu da nazara alındığında Mahkemece de davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Dava takipçisinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dava takipçisinden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.