Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/8703 E. 2026/2688 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/8703
- Karar No
- 2026/2688
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/520 Esas, 2025/726 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Vakfıkebir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/438 Esas, 2024/739 Karar
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme ile ecrimisil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılarınTrabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 2 03... parselde toplam 4.727,53 m²lik taşınmazın malikleri olduğunu, davalı kurumun ... - ... karayolunun inşaası sürecinde ortaya çıkan hafriyatların müvekkillerinin taşınmazına döküldüğünü, taşınmazın eğimli olması nedeniyle çok büyük bir kısmına ulaştığını ve arazi üzerindeki ekili fındık ağaçlarının zarar gördüğünü, davalı kurumun haksız eylemi nedeniyle davacıların taşınmaz üzerindeki ürün veren fındık ağaçlarının tamamının yok olduğunu, söz konusu haksız müdahale nedeniyle davacıların fındık ağacı ekili tarım arazisinin zarar gördüğünü, bu nedenle taşınmaza elatılmasının önlenmesine, taşınmazın eski hale getirilmesi ve ecrimisil bedelinin yasal faiziyle birlikte tazminine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı kurum üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile idari yargı görevli olduğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; idarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımı sırasında kişilere verdiği zararların tazmini istemiyle açılacak davaların görüm ve çözümünün, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafından açılacak tam yargı davaları kapsamında yargısal denetim yapan idari yargı yerine ait olduğunu; idarece herhangi bir ayni hakka müdahalede bulunulduğunu; özel mülkiyete konu taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığı veya plan ve projeye aykırı iş görüldüğü iddiasıyla açılacak müdahalenin men'i ve meydana gelen zararın tazmini davalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesine ve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerince çözümleneceğini, yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmiş olduğunu, (Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü 2015/683 Esas, 2015/759 Karar) davanın Medeni Kanun hükümlerine giren mülkiyete tecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydana gelen zararın tazmini davası olduğunu, adliye mahkemesinin vazifesi içinde olduğunu, (Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü 2015/277 Esas, 2015/296 Karar) davacıların 4721 sayılı Kanun'un 683 üncü maddesinden kaynaklanan mülkiyet hakkına istinaden eldeki dava açtıklarını, dava ile bir idari tasarrufun iptalinin ya da böyle bir tasarruf nedeniyle uğranılan zararın tazmininin istenilmediğini, davanın haksız fiilden doğan zararların tazmini davası olduğunu ve özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yeri görevli bulunduğunun Uyuşmazlık Mahkemesi kararları ve yerleşik Yargıtay içtihatlarında sabit olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı idare tarafından yapıldığı ileri sürülen kamulaştırma eylemi sebebiyle ortaya çıkan hafriyatın, davacılara ait taşınmaza dökülmesi eyleminin hizmet kusuru niteliğinde olduğu olduğu ve bu kusura bağlı meydana gelen zararın ise 2577 sayılı Kanun'un 2/1-b hükmü uyarınca İdare Mahkemesinde açılacak tam yargı davası ile tazmininin idareden talep edilebileceği anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesinin bu yönde karar vermesinde bir isabetsizlik bulunmadığından dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, hükümde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme ve ecrimisil istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.