Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/9229 E. 2026/2691 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/9229
- Karar No
- 2026/2691
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1109 Esas, 2025/680 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/422 Esas, 2023/305 Karar
Taraflar arasındaki çekişmeli taşınmazların kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu Van ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 328, 334, 3 35... parsel sayılı taşınmazların kıyı kenar çizgisinde kaldığını, bu durumun mülkiyet hakkını ihlâl ettiğini belirterek müvekkilinin uğradığı zararın tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, terkin davalarında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının davacı sıfatının mahkemelerce kabul edilip tazminat davasında Hazine ve Maliye Bakanlığı'na husumet yöneltilmesini kabul etmek çelişkili olduğunu, mahkemenin davayı kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat türüne ilişkin dava olarak değerlendirmesi da hukuken hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazların üzerinde 3083 sayılı Kanun gereği kısıtlama kararı olduğunu, mahkemece bu hususa ilişkin bir değerlendirme yapılmadığını, bilirkişi raporunda değerleme yapılırken bu husus göz önünde bulundurulmadığını, somut olayda davacı kendi adına kayıtlı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını açıklayarak tapusunun iptaline ve terkinine karar verilmesini istediğini, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacı tarafın ıslah harcından muaf olduklarını öne sürerek ıslah talebinde bulunduklarını, mahkemece ıslah harcının alınmamış olması durumunda dava açılış miktarı üzerinden dava kabul edilmeliyken ıslah edilen tutar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazı kapsayan önceden oluşturulmuş ve kıyı kenar çizgisine ait karar ve dayanağı olan belgeler ile kroki ve haritasının gönderildiği, mahallinde teknik bilirkişiler ile harita mühendisi aracılığıyla usulüne uygun keşfin icrası sonucu idarenin gönderdiği krokinin de araziye uygulanması sureti ile ayrıca zemindeki sazlık kısımlar, Van Gölü'nün maksimum su kotu gibi unsurları da dikkate alınarak gözlem çukurları açılmak ve haritada işaretlenmek suretiyle kıyı kenar çizgisinin belirlendiği, bilirkişi heyetince taşınmazın kıyı kenar kısmında kalan miktarlarının gösterildiği, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza o yörede mutat olarak ekilen münavebe ürünleri yonca, buğday, kavun ve karpuz verileri esas alınarak olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilerek taşınmazın m² birim fiyatının 80.39 TL olarak hesaplanmasında kapitalizasyon faiz oranının % 4 olarak alınmasında objektif değer artışının %75-80-90 olarak belirlemesinde isabetsizlik görülmediği gerekçeleriyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmazların tapu kaydına 16.06.2022 tarihinde “ kıyı kenar çizgisi içerisinde kalmaktadır” şerhinin işlendiği, mahallinde yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporları ile taşınmazların kıyı kenar çizgisinde kaldığının tespit edildiği, eldeki davanın 24.08.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
3. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara net gelir metoduna göre değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.