Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/7832 E. 2026/2773 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7832
Karar No
2026/2773
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1642 Esas, 2025/509 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/118 Esas, 2023/20 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz, davacı idare vekili tarafından katılma yoluyla temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 361 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Bununla birlikte 6100 sayılı Kanun'un 348 inci maddesi; "(1) İstinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, vereceği cevap dilekçesi ile istinaf yoluna başvurabilir. İstinaf yoluna asıl başvuran taraf, buna karşı iki hafta içinde cevap verebilir.

(2) İstinaf yoluna başvuran, bu talebinden feragat eder veya talebi bölge adliye mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın talebi de reddedilir." hükmünü içermektedir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, davalı vekiline 14.04.2025 tarihinde tebliğ edildiği, temyiz dilekçesinin ise yasal süre geçirildikten sonra 29.04.2025 tarihinde verildiği anlaşılmakla davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Katılma yoluyla temyiz hakkı, asıl temyiz talebine sıkı sıkıya bağlı bir hak olup karşı tarafın asıl temyiz dilekçesinin temyiz süresi içerisinde ve kendisi yönünden temyizi kabil bir karara karşı verilmiş olması koşulu ile sınırlandırılmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verilmekle, bu durumda davacı idare vekilinin de katılma yoluyla temyiz hakkı bulunmadığından davacı idare vekilinin de katılma yoluyla temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinin süreden REDDİNE, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/7832, K. 2026/2773, T. 18.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-7832-e-2026-2773-k-9baef65be22b