Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/762 E. 2025/11145 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/762
Karar No
2025/11145
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3689 Esas, 2024/1822 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/47 Esas, 2022/305 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ..., ... 11 parsel sayılı taşınmazın 1.357,74 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ile taşınmazın yol olarak terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; taşınmazın vasfının arsa olarak kabulünün hatalı olduğunu, müvekkili kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun teknik ve hukuk yönden eksik olduğunu ve bilirkişi raporuna yapılan itirazların değerlendirilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın imar durumu ve konumuna göre belirlenen kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu, ancak davacı idare tarafından başlangıçta kamulaştırılması talep edilen alan 2.181,15 m² ise de yargılama sırasında alınan kapsam daraltma kararı uyarınca 1.357,74 m²lik kısmının kamulaştırılmasının talep edildiği ve İlk Derece Mahkemesince de talep gibi dava konusu taşınmazın 1.357,74 m²lik kısmının tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verildiği, ancak gerekçeli kararda kararın eki olarak gösterilen fen bilirkişi raporunda kamulaştırılacak alanın 2.181,15 m² olarak gösterildiği, bu haliyle kararın infazında sorun yaşandığı, davacı vekilinin tavzih talepli dilekçesi ve Kadastro Müdürlüğünün idareye hitaben verdiği cevabi yazıdan anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince daralan alana ilişkin fen bilirkişi raporu ve kroki hazırlattırılmaksızın karar verilmiş olması ve daralma öncesi duruma göre hazırlanan fen bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmiş olması doğru değil ise de bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden bu davacı vekilinin kamulaştırma bedelinin miktarına yönelik yapmış oldukları istinaf başvurusunun esastan reddine, Dairece daralan kamulaştırma alanına ilişkin keşfe katılan fen bilirkişisinden ek rapor alınarak bu yönde hazırlanan ek fen bilirkişi raporunun infaza elverişli olduğu da gözetilerek, 24.10.2024 tarihli ek fen bilirkişi raporunda yol olarak belirtilen alanın davacı idare adına yol olarak terkini ile 24.10.2024 tarihli ek fen bilirkişi raporu ve ekindeki kroki kararın eki sayılması bakımından davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; faiz başlangıç tarihi ve sonunun hatalı gösterildiğini, idareye atfedilecek bir kusur olmadığı halde faize hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 başvuru numaralı ve 23.10.2018 tarihli kararı, Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı ve 09.05.2019 tarihli kararı dikkate alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi yerindedir. 4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 5. Tespit edilen kamulaştırma bedeline dava tarihinden 4 ay sonrasından İlk Derece Mahkemesi karar tarihi 12.09.2022 tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerekirken faiz sonunun infazda tereddüt yaratacak şekilde gösterilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (B-4) numaralı bendinde bulunan " karar tarihine" kelimelerinin çıkartılması, yerine "İlk Derece Mahkemesi karar tarihi olan 12.09.2022 tarihine" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/762, K. 2025/11145, T. 08.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-762-e-2025-11145-k-d6a798544447