Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/7106 E. 2026/682 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/7106
- Karar No
- 2026/682
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/253 Esas, 2025/400 Karar KARAR : Ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ...Mahallesi 1889 parsel ve ... 1757 parsel sayılı taşınmazlara davalı idare tarafından... Gölünü çevreleyen sedde inşaa ederek, gölün doğal genişliğini ve su seviyesini değiştirmek suretiyle taşınmazların, tamamen sular altında kalmasına neden olunarak el atıldığını, taşınmazların kullanımını kalıcı bir şekilde engellendiğini, taşınmazların kamulaştırılması ve tazminat taleplerinin idarece reddedildiğini, bu nedenlerle kamulaştırılmasız el atma tazminatının işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlara müvekkili idare tarafından el atılmadığını, iddia olunan eylemin haksız el atma olarak nitelendirilemeyeceğini, dava konusu taşınmazın gölün doğal yapısı nedeniyle sular altında kaldığını, ...'nün doğal bir göl olması sebebiyle göldeki su seviyesi tamamen mevsimlere bağlı olarak yağışa göre yükselip düştüğünü, gölün su seviyesi yağışlı dönemlerde yükseldiği için gölün su yüzey alanı genişleyerek etrafındaki tarım arazilerini etkilediğini, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.01.2021 tarihli ve 2020/167 Esas, 2021/35 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 12.11.2023 tarihli ve 2023/403 Esas, 2023/412 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmaza 1969 yılında sedde inşa edildiği anlaşıldığından el atma tarihinin 04/11/1983 öncesi olması sebebiyle vekâlet ücreti maktu şekilde takdir edilmesi gerektiği, ayrıca dava konusu taşınmazların göl alanı içinde kaldıkları anlaşıldığından davalı idare adına tescili yerine tapudan terkin edilmesi ve taşınmaz kaydında bulunan takyidatların bedele yansıtılması gerektiği gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 12.11.2023 tarihli ve 2023/403 Esas, 2023/412 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairece yapılan inceleme sonucunda; her ne kadar davacı tarafça dava konusu taşınmazların ...Barajı ...Tüneli yapımı nedeniyle su seviyesinin yükselmesi suretiyle su altında kaldığını, taşınmazlarda tarım yapılmasının mümkün olmadığını belirterek el atma bedelinin davalı idareden tahsili isteminde bulunulmuşsa da yapılan incelemede; 1757 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesine 11.08.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı işlem ile "6000 m²lik kısmı kıyı kenar çizgisi içerisinde kalmaktadır." şeklinde şerh konulduğu ve yine diğer dava konusu taşınmaz olan 1889 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesine 11.08.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı işlem ile "7500 m²lik kısmı kıyı kenar çizgisi içerisinde kalmaktadır." şeklinde şerh konulduğu ve Mustafakemalpaşa 1.Asliye Hukuk Mahekemesinin 26.05.2023 tarihli ve 2023/357 Esas sayısı ile ... Bakanlığı tarafından tapu iptali ve tescili davası açıldığı, taşınmazların tamamının onaylı kıyı kenar çizgisinin göl tarafında kıyı diye tanımlanan bölümde kaldığı anlaşılmakla, somut uyuşmazlığın mülkiyeti davacıya ait taşınmazların kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olduğundan davanın açıklanan niteliğine göre; davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı nitelendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi nedeniyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmesine rağmen davalı idare lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, İstinaf mahkemesinde duruşma açılması nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 2/4 maddesi gereğince tarifenin 2.kısmının 2.bölümünün 18.sırasının (b) veya (c) bendine göre avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.