Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/6976 E. 2026/1985 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6976
- Karar No
- 2026/1985
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/190 Esas, 2023/120 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili, tapudan yol olarak terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Ordu ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 13... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 08.01.2015 tarihli ve 2013/122 Esas, 2015/16 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 08.01.2015 tarihli ve 2013/122 Esas, 2015/16 Karar sayılı kararına karşı davacı idare vekili ile davalı ... vekili ve ... temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz arsa kabul edilerek değer biçilmiş ise de alınan raporun geçersiz olduğunu, dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere göre taşınmazın arazi vasfında olduğunu, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde keşif yapılarak taşınmazın tarım arazisi olarak kabulü ile getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değerinin tespit ettirilmesi ve tespit edilen metrekare birim fiyatına taşınmazın özellikleri dikkate alınarak objektif değer artırıcı unsur ilave edilmesi suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 22.03.2019 tarihli ve 2017/107 Esas, 2019/45 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 22.03.2019 tarihli ve 2017/107 Esas, 2019/45 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net gelir metodu esas alınarak % 200 oranında objektif değer artışı uygulanması suretiyle değer biçilmesinin yöntem itibarıyla doğru olduğu, ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın çıplak metrekare birim fiyatının 30,50 TL olarak tespit edildiği, işbu bedel üzerinden % 200 oranında objektif değer artışı uygulandığında tespit edilecek değerin 91,50 TL/m2 olup bu durumda toplam kamulaştırma bedelinin ise 50.368,92 TL olacağı gözetilmeden, Mahkemece hatalı hesaplama sonucu fazla bedele hükmedilmesinin; bozma öncesi verilen kararın davalılardan sadece ... ve ... tarafından temyiz edildiği hâlde, davacı idare lehine oluşan usuli kazanılmış hak ihlal edilerek temyize gelmeyen davalıların da payını da kapsar şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden daha önce verilen 08.01.2015 tarihli ve 2013/1 22... /16 Karar sayılı kararın temyiz edilmediği ve kesinleştiğinden bahisle bu davalılar hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar ... ve ... yönünden davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile tespit olunan kamulaştırma bedeline davanın dört ay içinde sonuçlandırılmadığı gözetilerek bu sürenin bitiş tarihi olan 20.11.2013 tarihinden karar tarihi olan 30.05.2023 tarihine kadar yasal faiz işletilerek işlemiş faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'a tapudaki payları oranında derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin çok yüksek olup hatalı hesaplandığını, fazla depo edilen bedelin açıkça ve miktar belirtmek suretiyle davacı idareye iadesine karar verilmesi gerektiğini, fahiş oranda objektif değer artışı uygulanmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, faize ilişkin hükmün de hatalı tesis edildiğini, bozma kararı öncesi ve sonrası depo edilen bedellere ayrı ayrı faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinin ikinci fıkrasında; " Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
4. Dairemizce Mahkemenin 08.01.2015 tarihli ve 2013/122 Esas, 2015/16 Karar sayılı kararı bozulmakla hukuki geçerliliğini yitirmiş olup, bozma kararına uyan Mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda uyuşmazlığı sona erdirecek, infaza elverişli, dava dilekçesindeki talepleri karşılayacak biçimde, dosya kapsamı ve usuli kazanılmış haklar da dikkate alınarak, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında belirtildiği açık, infazda şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde açıklanarak, usulün aradığı niteliklere haiz kısa karar ve buna uygun gerekçeli karar oluşturulması gerekirken, 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesine aykırı olacak şekilde bozmadan önce verilen hükmün bir kısım davalılar yönünden temyiz edilmeyerek kesinleştiğinden bahisle işbu davalılar yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm tesisi bozmayı gerektirir. 5. Mahkemenin 08.01.2015 tarihli kararı ile hüküm altına alınan toplam kamulaştırma bedelinin 34.641,70 TL olduğu, işbu kararın davalılar ... ile ... haricindeki davalılar tarafından temyiz edilmediği, bozma kararı sonrası temyize gelmeyen davalılar aleyhine hüküm verilemeyeceği gözetilerek yeniden hesaplama yapıldığında, hüküm altına alınması gereken toplam kamulaştırma bedelinin 38.770,09 TL olacağı, bu durumda davalılar ... ile ...'ın payına isabet eden 4.128,39 TL fark kamulaştırma bedelinin, 3.538,62 TL'sinin ...'na, 589,77 TL'sinin ise ...'a ödenmesi gerektiği, davacı idare tarafından fazla depo edilen 62.132,87 TL'nin, tapu kayıt maliki olarak tespit edilen davalı ...'ndan 1.656,53 TL'sinin; davalı ...'dan 1.895,03 TL'sinin; davalı ...'ndan 2.484,80 TL'sinin; davalı ...'ndan 11.370,09 TL'sinin; ...'ndan 14.908,78 TL'sinin; davalı ...'ndan 14.908,78 TL'sinin; davalı ...'ndan 7.454,38 TL'sinin; davalı ...'ndan 3.727,20 TL'sinin; ...'ndan 3.727,20 TL'sinin alınarak davacı idareye iadesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirir.
6. Mahkemenin 08.01.2015 tarihli ilk kararı ile tespit ve depo edilip hüküm altına alınan ve derhal ödenmesine karar verilen 34.641,70 TL bedel yönünden faiz bitiş tarihinin ilk karar tarihi, fark bedel yönünden faiz bitiş tarihinin ise ikinci karar tarihi olan 22.03.2019 tarihi olması gerektiği düşünülmeden, tespit olunan kamulaştırma bedelinin tamamına son karar tarihine kadar faiz işletilmesine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının; (a) (1) ve (5) numaralı bentlerinin hükümden tamamen çıkarılması, (b) (2) numaralı bendinde yer alan "davalılar ... ve ...'a yönünden " ibaresinin hükümden tamamen çıkarılması, (c) (3) numaralı bendinde yer alan " 50.368,92 " sayısının çıkarılarak yerine " 38.770,09 " sayısının yazılması, (ç) (4) numaralı bendinin hükümden çıkarılarak yerine " Tespit edilen toplam 38.770,09 TL kamulaştırma bedelinin ilk kararla hüküm altına alınan 34.641,70TL'sine davanın dört ay içinde sonuçlandırılmadığı gözetilerek bu sürenin bitiş tarihi olan 20.11.2013 tarihinden ilk karar tarihi olan 08.01.2015 tarihine kadar yasal faiz işletilerek işlemiş faiziyle birlikte davalılara tapudaki ve veraset ilamındaki payları oranında mükerrer ödemeye sebebiyet vermeyecek şekilde derhal ödenmesine; davalılar ... ile ...'ın payına isabet eden 4.128,39 TL fark kamulaştırma bedeline 20.11.2013 tarihinden ikinci karar tarihi olan 22.03.2019 tarihine kadar yasal faiz işletilerek işlemiş faiziyle birlikte 3.538,62 TL'sinin ...'na, 589,77 TL'sinin ise ...'a mükerrer ödemeye sebebiyet vermeyecek şekilde derhal ödenmesine," cümlesinin yazılması, (d) Hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak " Davacı idare tarafından fazla depo edilen 62.132,87 TL'nin davalılar tarafından bankadan çekilmişse, tapu kayıt maliki olarak tespit edilen davalı ...'ndan 1.656,53 TL'sinin; davalı ...'dan 1.895,03 TL'sinin; davalı ...'ndan 2.484,80 TL'sinin; davalı ...'ndan 11.370,09 TL'sinin; ...'ndan 14.908,78 TL'sinin; davalı ...'ndan 14.908,78 TL'sinin; davalı ...'ndan 7.454,38 TL'sinin; davalı ...'ndan 3.727,20 TL'sinin; ...'ndan 3.727,20 TL'sinin varsa ödenen nemaları ile birlikte alınarak davacı idareye verilmesine, çekilmemişse işlemiş nemaları ile birlikte davacı idareye iadesine, " cümlesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, bent numaralarının buna göre teselsül ettirilmesine, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.