Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9309 E. 2026/2269 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9309
- Karar No
- 2026/2269
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/145 D.İş - 2023/110 K.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 03.08.2018 tarihinde davacının yolcu olduğu davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı tek taraflı kazada davacının yaralanarak malul kaldığını beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 50.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 150.871,06 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, kusura ve maluliyete itiraz ederek davanın reddini savunmuştur. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kabulüne, 150.871,86 TL'nin 29.07.2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz başvurusunda bulunulması üzerine; İtiraz Hakem Heyetince 2021/İHK-16916 sayılı kararı ile davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile kararda geçen "18.282,83 TL" ibaresinin "4.080,00 TL" şeklinde değiştirilmesine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairemizin 15.12.2021 tarih ve 2021/21623 Esas, 2021/10443 Karar sayılı ilamı ile dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerektiği, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; davaya konu kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Devlet Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen 23.06.2020 tarihli raporun İtiraz Hakem Heyeti tarafından benimsenmiş olduğu bu raporda davacının kaza nedeniyle % 13 oranında maluliyetinin bulunduğu bildirilmiş ve Hakem Heyetince hükme esas alınmış ise de raporun hüküm vermeye elverişli olmayıp kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olarak hazırlanıp hazırlanmadığının rapordan anlaşılamadığı, bu durumda İtiraz Hakem Heyeti tarafından kazayla ilgili eksik kalan tedavi evrakları temin edildikten sonra, yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ölçülerine göre, Adli Tıp Kurumundan veya Üniversite Hastaneleri Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlıklarından, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak 2021/İHK-16916 sayılı kararın aynen infazına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunu kabul etmemekle raporlar arasında çelişki giderilmeden karar verilmesinin yerinde olmadığını, dava tarihinden önce davacı tarafa ödeme yapıldığını, ibra edildiğini, davanın reddi gerektiğini, kaza tespit tutanağına göre karar verilemeyeceğini, kusur raporu alınması gerektiğini, müterafik kusur ve hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2 maddesinde “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır. Söz konusu düzenleme kamu düzenine ilişkindir. Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından başvurunun kabulü ile sürekli iş göremezlik tazminatına karar verilmiş, davalı vekilinin karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalının itirazının vekalet ücreti yönünden kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili ve davalı vekili tarafından kararın temyizi üzerine Dairemizce; davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve denetime elverişli maluliyet raporu alınması için hükmün bozulmasından sonra İtiraz Hakem Heyetince bozma öncesi verilen hükmün aynen icrasına karar verilmiştir. Ancak bozma ilamı sonrası uyulan bozma sebeplerine göre yeniden hüküm kurulması gerekirken hükmün aynen icrasına karar verilmekle yetinilmiş olması doğru değildir. Yukarıdaki düzenleme ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen ilk hüküm üzerine davalı itirazı sonrasında İtiraz Hakem Heyeti tarafından itirazın vekalet ücreti yönünden kabulüne karar verilmiş, söz konusu karar Dairemiz bozma kararı ile kaldırılmış olup, bu durumda bozma sonrası İtiraz Hakem Heyetince verilen, "aynen infazına" dair 08.02.2023 tarihli karar infaz edilebilir nitelikte olmayıp HMK 297 maddesinde belirtilen unsurları taşımadığından İtiraz Hakem Heyeti kararının re'sen bozulması gerekmiştir.
2. Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VII. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentle açıklanan sebeplerle temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (2) numaralı bentle açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.