Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/682 E. 2025/12521 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/682
- Karar No
- 2025/12521
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/909 Esas, 2024/2018 Karar KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2021/870 Esas, 2022/945 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Artvin ili, ... ilçesi, ... mevkiinde tapuya kayıtlı 4 06... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna itirazları giderilmeden eksik ve hatalı raporların hükme esas alındığını, alınan emsallerin uygun emsal olmadığını, bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmaz mukayesesinde belediye hizmetlerini gözönüne alıp, emsal taşınmazdan puan düşüşü yaparak dava konusu taşınmazın değerini artırma yoluna gidilmesinin yanlış olduğunu, bir taşınmazın arsa vasfı taşıması için zaten belediyenin tüm hizmetlerinden yararlanması gerektiğini, arsa vergi değeri yoluyla yapılan alım-satımların piyasa değerini yansıtmadığını, kat mülkiyetine geçmiş taşınmazların emsal olarak kullanılamayacağına ilişkin çok sayıda Yargıtay kararı bulunduğunu, 2942 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi gereğince 2013’ten sonra yapılan sabit tesisler ile dikilen ağaçların bedelinin, kamulaştırma bedelinin tespitinde dikkate alınamayacağını, imar durumuyla ilgili sağlıklı bir puanlamaya gidilmediğini, hesap hatası yapıldığını, dava konusu taşınmazın değerini etkileyecek fiziki özellikleri, çevresel özellikleri, altyapı durumu ve imar durumu vb. faktörlerin yeterince incelenmediğini, idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; arsa niteliğindeki taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi gereğince emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki kapama meyve bahçesindeki ağaçlara kaim değer yöntemine göre değer biçilerek zemin bedeline eklenmesi suretiyle kamulaştırma bedelinin belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmemiş; ancak dava konusu 4 06... parsel sayılı taşınmazın değerlendirme tarihi (dava tarihi) itibarıyla tespit edilen emlak vergisine esas olan metrekare birim fiyatının 1.369,47 TL/m² olarak bildirildiği hâlde, bu bedelden daha düşük metrekare bedeline hükmedilmemesi gerektiği hâlde bu hususun göz ardı edilmiş olması (Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 2012/839 Esas ve 2012/7475 Karar sayılı kararı Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 2018/10526 Esas ve 2019/18749 Karar sayılı kararı) doğru değil ise de istinafa gelenin sıfatına göre bu yanılgı kaldırma nedeni yapılmayarak eleştirilmekle yetinilmiş olup, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde, adil ve hakkaniyete uygun olarak belirlenen bedelin davalıya ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallan ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.