Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/6714 E. 2025/17960 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6714
Karar No
2025/17960
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/619 Esas, 2025/429 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kandıra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/177 Esas, 2021/322 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, ..., .. Mahallesi 1 33... ve 101 parsel sayılı taşınmazlarda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan raporda tespit edilen bedel ile kıymet takdir komisyonu tarafından tespit edilen ve davalılara teklif edilen bedel arasındaki farkın gerekçeli olarak açıklanmadığını, tespit edilen bedelin kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda tespit edilen, taşınmazın değerine etki eden objektif faktörlerin ancak arsa niteliğinde olan taşınmazların değerini artırabileceğini, tarla niteliğinde taşınmazlara uygulanmasının söz konusu olmadığını, bilirkişi raporunda belirtilen özelliklerin objektif değer artırıcı unsur olarak kabul edilmesinin mümkün olamdığını, bilirkişi raporunda kapitalizasyon faizinin %4 olarak hesaplanarak arazi değerinin olması gereken değerden daha yüksek tutulduğunu, hem de taşınmazların değeri belirlenirken %25 oranında objektif artış öngörülmesinin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, taşınmazın m² birim fiyatının çok yüksek hesaplandığını, ürün bedellerinin de fahiş hesaplandığını, bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmaz üzerindeki irtifak hakkı nedeniyle dava konusu parselde %30 oranında değer kaybı olduğundan bahsedildiğini, üzerinde tesis edilen enerji nakil hattının Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğine uygun olarak tesis edildiğini, taşınmaz üzerindeki tarımsal ürünlere hiçbir olumsuz hiç bir etkisinin bulunmadığını, lehlerine avukatlık ücretine hükmedilmediğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereğince gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinin, taşınmazın niteliği ve konumuna göre kapitalizasyon faizinin yerinde olduğu, %25 oranında belirlenen objektif değer artışı oranına dair aleyhe istinaf bulunmadığı, raporda ürün münavebe listesinde belirlenen ürünler ve gelirleri dikkate alınarak değerlendirme yapıldığı, irtifak nedeniyle oluşacak değer düşüklüğünün irtifaktan etkilenen alanın mülkiyet değerinin tarım arazilerinde %35'i geçmemesi gerektiği, raporda bu hususa riayet edilerek kamulaştırma bedelin belirlendiği, 2020 yılı itibarıyla tespit edilen metrekare birim fiyatının istinaf edenin idare oluşu da dikkate alındığında yüksek olmadığı kanaatine varıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; isinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakakı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmazların niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi yöntem itibarıyla yerindedir.

3. Her ne kadar münavebeye esas alınan ürünlerin değerlendirme tarihi itibarıyla İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden resmî ve kesin verileri (verim, fiyat, ayrıntılı masraf) getirtilip bilirkişi raporu denetlenerek, il verisi alındığında ise gerekçesi açıklanarak sonuca göre karar verilmesi gerekirse de ve doğru verilerin alındığı yanılgılı olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde de belirtilmişse de dosya arasında kesin ve ayrıntılı fiyat ve masrafları İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine rastlanmamış olup, kıymet takdirinde idarenin belirlediği bedel ve temyize gelenin sıfatı gözetilerek bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

4.Temyizen incelenen karar tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/6714, K. 2025/17960, T. 18.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-6714-e-2025-17960-k-3b0bd853ad6e