Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/6707 E. 2026/2785 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6707
Karar No
2026/2785
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2337 Esas, 2025/1135 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/324 Esas, 2023/232 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 398 14... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için davacı idare tarafından teklif edilen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla değerli olduğunu, taşınmaz üzerindeki yapı için davacı idare tarafından belirlenen bedelin az olduğunu, kamulaştırmadan arta kalan kısımda en az %40 oranında değer azalışı meydana geldiğini, değer azalışı bedelinin kamulaştırma bedeline eklenmesini, yargılama giderlerinin davacı idare üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı taraftan tahsil edilerek davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, dosyaya sundukları emsallerin değerlendirilmediğini, emsal alınan taşınmazın uygun niteliğe sahip olmadığını, emsal alınan taşınmazın dava konusu taşınmaza uzak olup benzer niteliklere sahip olmadığını, emsal seçimi ve karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, yapıların değerinin 2022/2 yılı Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğ yerine 2022/3 yılı Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğ esas alınarak hesaplandığını, kamulaştırmadan arta kalan kısım için değer azalışı bedelinin yüksek hesaplandığını, tavzih kararı ile davalı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürmüştür.

2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın zemini ile üzerindeki yapı ve ağaçlar için belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla kıymetli bir bölgede yer aldığını, emsal seçimi ve karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, emsal alınan taşınmazın farklı mahallede olup dava konusu taşınmazla benzer nitelikleri taşımadığını, kamulaştırmadan arta kalan kısım için değer azalışı bedelinin düşük hesaplandığını, enflasyon karşısında değer kaybı oluştuğundan kamulaştırma bedelinin hakkaniyete uygun şekilde yeniden belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde kabulünün doğru olduğu, davacı idare tarafından sunulan ve bilirkişi heyetince resen belirlenen emsallerin değerlendirmesi yapıldığı ve yakın tarihli satışa konu olması, nitelik itibarıyla dava konusu taşınmaza yakın özelliklerde olması nedeniyle resen belirlenen ... Mahallesi 310 45... parsel sayılı taşınmazın emsal olarak alındığı, dosyada mevcut müzekkere cevaplarına göre dava konusu taşınmaz ile emsal alınan taşınmazın imar parseli olduğunun görüldüğü, bu nedenle bilirkişi raporunda düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmamasının yerinde olduğu, kısmi kamulaştırma nedeniyle arta kalan kısımda oluşan değer düşüklüğü karşılığının hesaplanmasının doğru olduğu, neticesinde davalıların hissesi bakımından toplam kamulaştırma bedelinin hesaplanmasında usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı, dosyaya kazandırılan dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın emlak vergisine esas rayiç değerleri ile bilirkişi raporunda yapılan değerlendirme arasında mübayenet olmadığı, dava konusu taşınmaza yakın konumda bulunan ve aynı kamulaştırma kapsamında, aynı yoldan cephe alan 398 14... parsel sayılı taşınmaza 30.03.2022 değerlendirme tarihinde 5.883,00 TL/m² birim değeri belirlendiği, taraf temyizi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2023/6336 Esas, 2023/10601 Karar sayılı kararı ile bu değerin uygun bulunduğu anlaşıldığından davanın açıldığı 28.07.2022 tarihi itibarıyla belirlenen metrekare birim fiyatına yapılan itirazların yerinde görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca hükmün icrasının sağlanabilmesi için taşınmazda yer alan yapıların tamamının kamulaştırıldığının ve bedelinin ödendiğinin belirtilerek kapı numaraları gösterilmek suretiyle hükmün düzeltilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca dava konusu taşınmazın 39,50 m²lik kısmının kamulaştırıldığını, bu alan üzerindeki muhdesatların davacıya verilmesi yönünde hüküm kurulması gerekirken kamulaştırma dışında kalan alandaki muhdesatlar üzerinde hüküm verilmesinin doğru olmadığını, davacı idare tarafından müvekkillerine tahliye emri gönderildiğini, sadece kamulaştırılan alanın bedeline hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasında kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerinde bulunan yapılara aynı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı yıpranma payı düşülerek; ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumlarına göre değer biçilmesi yerindedir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Dava konusu taşınmaz üzerindeki yapıların bedelinin hesaplanmasında toplama hatası yapılmak suretiyle eksik bedele hükmedilmesi bozmayı gerektirir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin tüm, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/6707, K. 2026/2785, T. 19.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-6707-e-2026-2785-k-e6a58dd2d1f6