Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/6433 E. 2026/2781 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6433
Karar No
2026/2781
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3323 Esas, 2025/418 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/150 Esas, 2021/403 Karar

Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesine dayanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı yönünden başvurunun esastan reddine, davacı idare yönünden başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1124 (eski 407) parsel sayılı taşınmazın usulüne uygun olarak kamulaştırıldığını, kamulaştırma bedelinin banka hesabına yatırılarak noter tebligatının yapıldığını, taşınmaz malikince müvekkili idare aleyhine süresi içinde tezyidi bedel davası açılmadığını, böylece kamulaştırma işleminin kesinleştiğini, buna karşılık davalı tarafça tapuda ferağ verilmediğini, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili idare adına tesciline ve yol olarak terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazda davalı adına olan payın tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin hissedarı olduğu taşınmaz hakkında keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadan tescil kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın açılmasına müvekkili sebebiyet vermediğinden aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, dava öncesinde ferağ vermesine yönelik müvekkiline herhangi bir tebligatta bulunulmadığını, kamulaştırma işlemlerinin usulüne uygun olarak yerine getirilmediğini, kabul anlamına gelmemek üzere taşınmaz değerinin dava tarihine güncellenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın açılmasına sebebiyet verdiği için davalı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesini, ayrıca davanın kabulüne karar verildiği gözetilerek davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2942 sayılı Kanun'un (mülga) 17 nci maddesine dayanan tescil davası, yenilik doğurucu nitelikte olmadığından karar harcı ve vekalet ücretinin maktu alındığı, ayrıca bu davalarda davalı taraf ilk celsede davayı kabul etmez ve ferağ vermez ise yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulacağı, somut olayın incelenmesinde kamulaştırma tarihinde tapu maliki olan ...'ya kamulaştırma işlemlerine ilişkin noter evrakının bizzat tebliğ edildiği, kamulaştırma bedelinin bankaya depo edildiğine dair yazının dosya içerisinde bulunduğu, kamulaştırma işleminin usulüne uygun olarak yapıldığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalının davayı kabul ettiğine dair bir beyanının bulunmadığı, davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen davalı aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesinin ve davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu, İlk Derece Mahkemesince davacının talebi doğrultusunda tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline sonra tapudan yol olarak terkin kararı verilmesi gerekirken doğrudan terkin kararı verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalı yönünden başvurunun esastan reddine, davacı idare yönünden başvurunun kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak 2942 sayılı Kanun'un mülga 17 nci maddesine dayanan tapu iptal ve tescili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/6433, K. 2026/2781, T. 19.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-6433-e-2026-2781-k-b93517d4eef0