Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/8115 E. 2026/2791 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/8115
- Karar No
- 2026/2791
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/62 Esas, 2025/98 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların Hazine adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Artvin ili, ... ilçesi, ... köyü 2 95... parsel ve 3 82... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların Hazine adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlar için kıymet takdir komisyonu raporunda belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazların konumu ve nitelikleri itibarıyla kıymetli olduğunu, üretim giderleri içinde yer alan gübre, tohum ve sulama gibi birçok masraf kaleminin taşınmazın bulunduğu köyde masraf edilmeksizin temin edildiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.03.2023 tarihli ve 2022/493 Esas, 2023/211 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 28.12.2023 tarihli ve 2023/2921 Esas, 2023/2020 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazların bulunduğu sahada 5177 sayılı Maden Kanunu’nun 2 nci maddesinde tanımlanan 4 (c) grubu maden bulunduğu tespit edilmiş ise de, taşınmazın maden gelirine göre değerlendirilebilmesi için aynı Kanun'un Geçici 8 inci maddesine dayanılarak çıkartılan Maden Yönetmeliği'ne göre işletme ruhsatı alınması gerektiğinden ve dosya kapsamında davalıya ait ruhsat bulunmadığı anlaşıldığından, taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereğince olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak arazi olarak değer biçilmesinin yerinde olduğu, maden sahasında olduklarından bahisle objektif değer artışı uygulanması hatalı ise de taşınmazların konumu ve bilirkişi raporunda yazılı özellikleri dikkate alınarak %60'ar oranında objektif değer artışı uygulanmasında, taşınmazların kapama karışık meyve ve sebze bahçesi olarak değerlendirilmesinde, uygulanan verim miktarlarında ve davanın niteliği gereğince davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin ise bu yönlere değinen istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, iklim koşullarının elverdiği bazı yörelerde bir ürün hasat edildikten sonra toprağın yeniden hazırlanıp ikinci uygun ürün ekilebildiği, bir yılda birden fazla ürün alınma imkânı bulunan yerlerde ülke genelinde bir yıldaki ikinci ürünün hazırlık ve yetiştirme süreleri de dikkate alındığında yılı aşan süre gerektiği de gözetilerek, iki yılda üç ürün veya üç yılda dört ürün münavebe esası uygulanarak değerlendirme yapılması gerektiği, ancak dava konusu taşınmazların bulunduğu yörede bir yılda birden fazla ürün yetiştirilmesi olanağı bulunmadığından, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının da yerinde görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazlar kısmen kapama karışık meyve bahçesi olarak kabul edilerek taşınmazın ağırlıklı ortalama metrekare birim bedeli hesaplamasında kapama karışık meyve bahçesi değeri de dikkate alındığı hâlde, bu kısımlar üzerinde yer alan meyve ağaçlarının değeri ayrıca hesaplanarak kamulaştırma bedeline eklenmek suretiyle fazla bedele hükmedilmesinin bozmayı gerektirdiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlar için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, taşınmazların köyde yer almasının veya köyde maden bulunmasının objektif değer artışı uygulanmasını gerektirmediğini, uygulanan oranın hakkaniyete aykırı olduğunu, davanın kabulüne karar verildiği hâlde, müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini, yargılama giderlerinin davalıdan alınarak müvekkili idareye verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma kararına uyularak ağaç bedellerinin kamulaştırma bedelinden çıkarılmak suretiyle 35.177,86 TL bedelin iadesine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazlara komşu olan taşınmazlar için uygulanan objektif değer artışı oranlarının daha yüksek belirlendiğini, taşınmazların konumu ve nitelikleri itibarıyla kıymetli olduğunu, üretim giderleri içinde yer alan gübre, işçilik ve sulama gibi birçok masraf kaleminin taşınmazın bulunduğu köyde masraf edilmeksizin temin edildiğini, bu nedenle üretim masraflarının olduğundan yüksek alınmak suretiyle düşük bedele ulaşıldığını, ürünlerin satış fiyatının düşük alındığını, münavebeye alınan ürünlerin seçiminin doğru yapılmadığını, gerekçesi açıklanmadan düşük gelir getiren ürünlerin münavebede esas alındığını, farklı sayıda meyve ağacı bulunduğunun hesaplamada dikkate alınmadığını, kapitalizasyon faizinin %3 oranında uygulanması gerektiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu köyün 1900’lü yılların başından beri madencilikle iç içe olduğunu, 1974 yılından beri köylülerin köyde madencilik yapılacağı beklentisi içinde olduklarını, taşınmazın değerinin maden geliri metoduna göre hesaplanması gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte kamulaştırma bedeline yargılamanın dördüncü ayından itibaren yasal faiz yerine, dava tarihinden itibaren enflasyon oranında faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasında kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeple; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.