Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/6584 E. 2025/18212 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6584
Karar No
2025/18212
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2612 Esas, 2025/1068 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/491 Esas, 2023/791 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 2 58... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; acele el koyma dosyasında tespit edilen bedelin son derece düşük olduğunu, kamulaştırma harici kalan kısımın değer düşüklüğünün değerlendirilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın verimli bir arazi olduğunu, taşınmazın piyasadaki gerçek bedelinin, objektif değer artışı ve arta kalan alandaki değer azalışı da nazara alınarak tespit edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara derhal ödenmesine ve dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz sulu tarım arazisi olmadığını, kuru tarım arazisi olduğundan kuru tarım arazileri için bölgede uygulanan münavebe sisteminin uygulanması gerektiğini, bilirkişi raporunda arazinin yıllık ortalama net gelirinin yüksek hesaplandığını, arazi niteliğindeki bir taşınmazın değeri belirlenirken son 5 yıla ilişkin olarak İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünce tespit edilen verim miktarlarının ortalamasının dikkate alınması gerektiğini, objektif değer artışının fahiş şekilde yüksek belirlendiğini ileri sürmüştür.

2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit edilen bedelin hakkaniyete aykırı olduğunu, aynı bölgedeki davacılara ait farklı taşınmazlara farklı değerler biçildiğini, komşu taşınmazlar arasında çelişkili raporlar bulunduğunu, taşınmazın değerini artıran objektif kriterlerin değerlendirilmediğini, Anayasa Mahkemesinin faize ilişkin düzenlemeyi iptal ettiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi vasfındaki dava konusu taşınmaza uygun kapitalizasyon faizi uygulanmak suretiyle, net gelirinin belirlenerek değer biçilmesinden sonra objektif değer artışını gerektiren durumların ayrı ayrı değerlendirilerek objektif değer artışı da uygulanmak suretiyle davaya konu taşınmazın değerinin belirlenmesi ile davaya konu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmesinin yöntem olarak doğru olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın fiilen sulanabilir nitelikte olmadığını, münavebe sistemi ve gelir hesabının hatalı olduğunu, objektif değer artışının fahiş olarak belirlendiğini, yonca bedelinin hatalı şekilde kamulaştırma bedeline eklendiğini, hükümde açıkça yer verilmesi gereken bedel, metrekare birim değeri, faiz başlangıç tarihi gibi hususların yer almadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinen bilimsel yolla değer biçilmesinde, tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesinde ve dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Dava konusu taşınmaz Merkez ilçesi, Susuz- Sakarya Mahallesinde olduğu hâlde, ilçe adı gösterilmeden ve mahalle adının hatalı yazılması bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1 inci ve 3 üncü bendindeki “Susuz Köyü” ibaresinin çıkartılması, yerlerine ayrı ayrı “Merkez ilçesi, Susuz- Sakarya Mahallesi” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/6584, K. 2025/18212, T. 22.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-6584-e-2025-18212-k-435c56591d6c