Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/6292 E. 2026/807 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6292
Karar No
2026/807
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2604 Esas, 2025/640 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/313 Esas, 2024/354 Karar

Taraflar arasındaki taşınmazların mahkeme kararı ile iptalinden kaynaklanan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, davalı Hazine yönünden kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın davalı ... Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, davalı Hazine yönünden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisi ...in 14.08.1986 tarihli noterden düzenleme şeklindeki taşınmaz satış vaadi sözleşmesiyle ...ve ...isimli şahıslardan satın aldığı İstanbul ili, ..., ... 834, 835, 8 36... parsel (eski 234 parsel) sayılı taşınmazların orman alanında kaldığından bahisle tapu iptali ve tescil istemiyle açılan dava sonucunda tapuları iptal edilerek orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiğini, davacıların uğradığı zararın tazmini gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin davalı Hazineden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu 234 parsel sayılı taşınmazın 07.09.1964 tarihinde yapılan tapulama çalışmaları sırasında tarla ve çalılık vasfı ile ...ve ..... adına tespit edildiğini, akabinde ifraz görerek 834, 835, 8 36... parsel sayılı taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına hükmen tescil edildiğini, her ne kadar davacıların murisi ... İnel tarafından taşınmaz satış vaadi sözleşmesiyle taşınmazların...isimli şahıstan satın alındığı iddia edilmiş ise de adı geçen şahsın tapu kaydında malik olarak görünmediğini, dolayısıyla davacıların da malik sıfatıyla dava açma ehliyetlerinin bulunmadığını, taşınmazların orman sınırları içerisinde kaldığına dair şerhin tapu kaydına 25.12.1992 tarihinde konulduğu dikkate alındığında davanın zamanaşımına uğradığını, orman niteliğindeki taşınmazların özel mülkiyete konu olamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı ... Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına hükmen tesciline karar verildiğini, ormanların özel mülkiyete konu edilemeyeceğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davalı Hazineye husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar vermiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın davalı ... Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, davalı Hazine yönünden kabulü ile belirlenen tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Hazineden tahsili ile davacılara hisseleri oranında ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu eski 234 parsel sayılı taşınmazın 07.09.1964 tarihinde yapılan tapulama çalışmaları sırasında tarla ve çalılık vasfı ile ...ve ....adına tespit edildiğini, akabinde ifraz görerek 834, 835, 8 36... parsel sayılı taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına 16.06.2012 tarihinde hükmen tescil edildiğini, davacılar adına tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre oluşturulmuş herhangi bir tapu kaydının bulunmadığını, her ne kadar davacıların murisi ...tarafından taşınmaz satış vaadi sözleşmesiyle taşınmazların ... isimli şahıstan satın alındığı iddia edilmiş ise de adı geçen şahsın tapu kaydında malik olarak görünmediğini, davacıların malik sıfatıyla dava açma ehliyetlerinin bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, orman niteliğindeki taşınmazların özel mülkiyete konu olamayacağını, davanın reddi gerektiğini, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, kabul anlamına gelmemekle birlikte takdir edilen tazminat bedelinin fahiş olduğunu, ıslah harcının süresinde yatırılmadığını, davacılar lehine takdir olunan vekâlet ücretinin fazla hesaplandığını, faiz başlangıç tarihinin de hatalı belirlendiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların murisinin satış vaadi alacaklısı olduğu sözleşmelerin ifa edilmediği, cebren tescil davası yoluyla da işbu satış vaadine konu hisselerin tapuda tescilinin sağlanmadığı, satış vaadi sözleşmelerinin borçlandırıcı bir işlem olduğu ve yerine getirilmedikçe kendiliğinden mülkiyet hakkı doğurmayacağı, dolayısıyla davacıların murisi adına usulüne uygun bir şekilde oluşan bir ayni (mülkiyet) hak ve bilahare orman olduğu gerekçesiyle iptal edilen tapu kaydı bulunmadığı, tapu sicilinin tutulmasından kaynaklı bir zararın varlığından bahsedilemeyeceği nazara alındığında davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olmasının doğru olmadığı, kabule göre de ...adına kadastro yoluyla oluşup sicile tescil edilen bir tapu kaydı bulunmadığı gibi ... isimli satış vaadinde bulunan kişinin kadastro tespitinde dahi adına bir hisse tespit edilmediği göz ardı edilerek karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi 234 numaralı parselden ifraz edilen 8 36... parseller hakkındaki hüküm, aleyhe temyiz edilmediğinden gerçek kişiler yönünden 20.06.2005 tarihinde kesinleştiği halde bu parseller bakımından sonraki bir tarihin zamanaşımına esas tutulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın davalı ... Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, davalı Hazine yönünden reddine karar verilmiştir.

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıların murisinin tapu sicil kayıtlarına güvenerek taşınmazı bedelini ödeyerek iyiniyetle satın aldığını, tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın tazmini için aynı hak kazanımının şart olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığından da söz edilemeyeceğini, taşınmazın Hazine adına tescil edildiği 16.06.2012 tarihi dikkate alındığında davanın zamanaşımı süresi içinde açıldığını, davanın kabulü gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/6292, K. 2026/807, T. 20.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-6292-e-2026-807-k-6f91812bb17f