Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5625 E. 2026/789 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5625
- Karar No
- 2026/789
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/143 Esas, 2025/86 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/462 Esas, 2023/411 Karar
Taraflar arasındaki taşınmazın tapu kaydının mahkeme kararı ile iptalinden kaynaklanan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ....... ili, ..., ..........köyü 109 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın 9485,06 m²lik kısmının orman sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle Orman İşletme Müdürlüğü adına tescil edildiğini, Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2014/570Esas, 2017/74 Karar sayılı kararının 31.05.2022 tarihinde kesinleştiğini, belirsiz alacak davası şeklinde açılan davada dava miktarı belli olduğu zaman arttırılmak suretiyle belirli hale getirmek üzere şimdilik 5.000,00 TL nin zararın oluşma tarihi olan 31.05.2022 tarihinden, bu tarihin reddi halinde dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın husumet nedeniyle reddinini gerektiğini, davanın Orman Genel Müdürlüğüne karşı açılması gerektiğini, 1 ve 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri hükümleri nedeniyle davanın Maliye Bakanlığı ve Mal Müdürlüğüne karşı açılamayacağını, dava konusu taşınmazın tapu kaydına orman şerhi konulduğunu, davacının o tarihten itibaren taşınmazın orman olduğunu bildiğini, dolayısıyla tazminat davası açmak için zamanaşımı süresinin şerh tarihinden itibaren hesaplanması gerektiğini, 10 yıldan fazla bir zaman geçmiş olduğundan davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, Türk Medeni Kanunun'nun 1007 nci maddesinin şartlarının gerçekleşmediğini, dava konusu taşınmazın eylemli orman olduğunu, ekim dikim yapılmasına elverişli olmadığını, üzerinin tamamen orman bitki örtüsü ile kaplı olduğunu belirterek haksız ve dayanaksız açılan davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin düşük olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama sırasında ileri sürmüş oldukları itirazlarının dikkate alınmadığını, davanın husumet nedeniyle reddinin gerektiğini, husumetin Orman Genel Müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiğini, hiçbir bedel ödenmemesinin hak ihlali olduğunu ve makul bir tazminat ödenmesi gerektiğini, dosya içerisindeki bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bilirkişi raporunda verimin yüksek giderin ise az gösterilmesinin hatalı olduğunu, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ünden fazla olamayacağı yönündeki uygulamanın yanlış olduğunu, taşınmaza uygulanan % 160 objektif değer artışının da fazla olduğunu, net geliri etkilemesi mümkün olmayan tarımsal faaliyet ve gerekleri dışında kalan sosyal ve kültürel alt yapı imkanlarının varlığının objektif artışı etkileyemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kuru tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza, 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi, değer biçilirken de yöre koşullarına uygun münavebe ürünleri seçilmek suretiyle taşınmazın bulunduğu yer İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinde belirtilen masraflarla ekonomik tarım yapılamayacağının değerlendirilip üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ü oranında alınması, dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre % 5 kapitalizasyon faizi uygulanmasının yerinde olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplere ilaveten talep edilen tazminat bedelinin bilirkişi raporuyla ortaya konulan tutar olduğu ancak karar tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmazın toplam 9.485,06 m²lik kısmının Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan dava sonucunda Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2014/570Esas, 2017/74 Karar sayılı kararı ile orman tahdit sınırı içinde kaldığı gerekçesiyle tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın 31.05.2022 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 01.10.2022 tarihinde, henüz 10 yıllık zamanaşımı süresi başlamadan açıldığı anlaşılmaktadır.
3. Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre değerlendirme tarihinin dava tarihi olarak kabul edilmek suretiyle dava konusu taşınmazlara net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve istinafta ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceği kuralına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.