Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/6 E. 2025/11239 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6
- Karar No
- 2025/11239
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/4811 Esas, 2024/3740 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/449 Esas, 2024/406 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi ... ada 15 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmedilen kamulaştırma bedelinin idare kıymet takdir komisyonunca belirlenen bedelden yüksek olduğunu, objektif değer artışının yüksek belirlendiğini, davanın kabulüne karar verilmesine rağmen idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin ve faiz oranının hatalı olduğunu, kamulaştırma bedeline yasal faiz uygulanması gerekirken kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranının uygulanmasının doğru olmadığını, fen raporu ve eki krokisinin kararın eki sayılması gerekirken bu yönde hüküm kurulmamasının yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın arazi vasfında kabulü ile kuru kapama zeytin olarak tespit edilen niteliğine uygun olarak, dava tarihi olan 2023 yılı (verimde 2 yıllık ortalama alınacak şekilde) maliyet cetveline göre bulunan net gelire göre kamulaştırma bedeli hesaplanarak, kuru tarım arazisinde kapitalizasyon faizi %5 kapitalizasyon faizi ile aynı kriterlere dayanmayan objektif değer artışı uygulanarak sonuca gidilmesinde, idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik görülmediği, belirtilerek faize ilişkin hükmün hatalı kurulmuş olması nedeniyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; objektif değer artışı ve arta kalan alanda değer azalışı uygulanmasının hatalı olduğunu, lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalılar arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Kapama zeytin bahçesi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Eldeki dosya kapsamına göre; davacı idare vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesi incelendiğinde İlk Derece Mahkemesince arta kalan alanda değer azalışına hükmedilmesine yönelik açıkça bir itirazda bulunulmadığı ve bu hususun kamu düzenine ilişkin olmadığı da gözetildiğinde, bu itirazın istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürülmemesi nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi mümkün olmadığı gibi temyiz yolunda ileri sürülmesi durumunda dahi Yargıtayın bu temyiz sebebini incelemesi de mümkün değildir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.