Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5822 E. 2026/461 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5822
- Karar No
- 2026/461
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2682 Esas, 2025/643 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/84 Esas, 2022/117 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ..................Mahallesi 22 89... parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın yol ve kaldırım yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını, bu kısmın tapu iptal işlemlerinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yapılması gerektiğini, bu nedenle müvekkili belediye yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, taşınmazın bulunduğu bölgede geçerli olan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının İzmir 5. İdare Mahkemesinin 24.06.2015 tarihli kararı ile iptal edildiğini, dolayısıyla yürürlükte olan bir imar planı bulunmadığından müvekkili idarenin kamulaştırma sorumluluğundan da söz edilemeyeceğini, kamulaştırmasız el atmanın unsurları gerçekleşmediği için davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, taşınmaz imar uygulamasına tabi tutulduğunda %40'ının bedelsiz olarak kamuya terk edileceği açık olduğuna göre el atıldığı iddia edilen kısmın alanı itibarıyla bu kapsamda kaldığı kabul edilerek davanın reddi gerektiğini, dava konusu taşınmazın sebze bahçesi olarak kullanıldığı gözetilerek arazi vasfında değerinin tespit edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazın yol geçen kısmının 363,30 m²sinin kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını ve bu kısmın tapu iptal işlemlerinin ilgili defterdarlık tarafından yapılması gerektiğini, bu nedenle müvekkili belediye yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, el atılan kısmın yüzölçümüne ilişkin çelişkinin giderilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, emsal seçimi ve karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, tescil hükmünün takyidatlardan ari olarak verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza yol ve kaldırım yapılmak (.................. Caddesi) suretiyle kısmen el atıldığı, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğunun kabulü ile emsal karşılaştırması yapılarak dava tarihi itibarıyla metrekaresine 4.609,00 TL/m² değer biçildiği, davacılar tarafından fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere açılan davada yargılama sırasında dava değerinin 2.010.815,00 TL olarak artırıldığı, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı idarece istinaf yoluna başvurulduğunun anlaşıldığı, dava konusu taşınmaza komşu olup benzer özellikteki........... Mahallesi 22 89... parsel sayılı taşınmaz için İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/458 Esas sayılı dosyası ile açılan kamulaştırmasız el koyma nedeniyle tazminat davasında 10.05.2016 değerlendirme tarihi itibarıyla belirlenen 2.548,38 TL/m² birim değerinin Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2023/3862 Esas, 2023/9047 Karar sayılı karar ile denetimden geçerek kesinleşmesi karşısında hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda 18.02.2019 değerlendirme tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması sonucu biçilen metrekare birim fiyatının yerinde olduğu, belirtilen nedenlerle İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun yasal niteliklere haiz ve hüküm kurmaya elverişli olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı kalan harcın davalı idareden alınarak Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.