Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5491 E. 2026/444 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5491
- Karar No
- 2026/444
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1532 Esas, 2025/636 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/488 Esas, 2023/37 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ....................Mahallesi, 241 62... parsel (eski 22 27... parsel) sayılı taşınmaza okul yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını, kamulaştırmasız el atma tazminat alacağının davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin düşük olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddinin gerektiğini,dava konusu taşınmaz imar planında okul alanı olduğuna göre fiilen de okul yapılarak kullanılmasının doğal olduğunu, imar planının davacı idare tarafından yapıldığını, bedelin yüksek olduğu, emsallerin uygun olmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Eskişehir Kadastro Müdürlüğünün 24.05.2024 tarihli yazı ekindeki Milli Emlak Müdürlüğü yazısına göre ve dava konusu taşınmazdaki davacı ... Başkanlığına ait payın tamamının tapudan terkin edildiğinin bildirildiği, dava konusu yeni 241 62... parselin tamamının 14.12.2023 tarihi itibari ile Maliye Hazinesine ait olduğu göz önüne alındığında, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve dava açıldığı tarihte davacı idare pay sahibi olduğu ve dava açmakta haklı olduğundan davacı lehine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava tarihi itibariyla hisselerinin bulunduğu taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırmasız fiilen el atıldığını, Mahkemenin kararı sonrasında hükmedilen bedel ödenmeksizin taşınmazdaki hissenin davalı idareye devredildiğini, tazminat bedelinin ödenip ödenmediği hususu araştırılmaksızın sadece karar tarihinden sonraki tarihte tapudaki devir gözetilerek hatalı şekilde davanın konusuz kaldığına hükmedildiğini, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyla yargılama giderlerinin tespit edilmesi gerekirken vekâlet ücreti de hatalı hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ileuygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin uyarınca davacı lehine vekâlet ücretinin hüküm altına alınması gerekirken, İlk Derece Mahkemesi karar tarihi itibarıyla vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (B) harfli bendinin (3) numaralı alt bendinde yer alan “177.038,00” sayısının çıkartılması, yerine “237.427,25” sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.