Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5620 E. 2026/2583 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5620
- Karar No
- 2026/2583
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/674 E., 2025/1321 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Kahramankazan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2018/205 E., 2023/511 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; en son 14.06.2010 tarihinde vekaletname veren davalı ile davacı arasında imzalanan 25.01.2006 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi kapsamında, davacı tarafından hukuki danışmanlık ve vekillik görevi yürütülmekteyken, 2014 yılının Ekim ayında davalı şirketin kendi bünyesinde bir avukat çalıştırmak istediğini bildirmesi üzerine devam eden üç dosya dışında kalan dava ve takiplerin şirket avukatına devredildiğini, davacı tarafından vekillik görevine devam edilen alacak davası bakımından tahsil için icra takibine devam edildiği sırada, henüz tahsilat gerçekleşmeden davacının 19.11.2017 tarihinde geçerli bir sebep olmaksızın vekillikten azledildiğini, haksız azil nedeniyle akdi ve kanuni vekalet ücretinin tahsili gerektiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, alacak davasında mahkemece takdir edilen 17.688,69 TL, icra vekalet ücreti 28.309,00 TL ve dava konusu alacağın %10'u oranında akdi vekalet ücreti 37.266,00 TL olmak üzere, toplam 83.255,09 TL vekalet ücreti alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; dava dışı şirket personeli ... tarafından davalı şirkete dava açıldığını, dava devam ederken ... tarafından davacının hesabına "dava ücret ödemesi" açıklaması altında para gönderildiğini, bu ödemenin ıslah harcına ilişkin olduğunun tespit edildiğini, şirkete karşı açılan davalarda karşı tarafların vekili olarak görünen Avukat ...'ın hesabına davacı tarafından para gönderildiğini, bu ödemeye ilişkin hesap ekstresinin davacının eski ortağı tarafından şirkete ibraz edildiğini, yine Avukat ...'ın hesabına davacı tarafından para gönderildiğini, şirkete dava açan ... isimli kişi aleyhine başlatılan icra takibinde teminat bedelinin davacının kartından yatırıldığını, davacının vekalet ilişkisi devam ederken şirkete karşı davalar açtırdığını, bu davaları arka planda takip ettiğini ve hatta bazı mahkeme masraflarını bizzat yatırdığını, güvene dayalı vekalet ilişkisinin haklı nedenle sona erdirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; vekalet ücreti istemine konu alacak davası sonucunda verilen kararın azil tarihinde henüz kesinleşmediği, davacının davranışlarının güven sarsıcı nitelikte olduğu, azil haklı olduğundan azil tarihi itibarıyla kesinleşmeyen dava ve tamamlanmayan tahsilat bakımından vekalet ücreti talep edilmeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının, davalı müvekkilinin aleyhine olacak şekilde kendi nam ve hesabına başkaları üzerinden müvekkiline karşı dava ve icra takibi yürütmesi nedeniyle özen ve sadakat borcuna aykırı davrandığı, davacının azlinin haklı azil niteliğinde olduğu, azil tarihi itibarıyla alacak tahsil edilmediğinden ücrete hak kazanılamayacağı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davacının davalı aleyhine herhangi bir hukuki işlem yapmadığını, üçüncü kişilerle davalıyı zarara uğratacak bir ilişki içinde olmadığını, davalı şirket lehine görevini yürüttüğünün dosya kapsamındaki beyanlar, banka kayıtları ve tanık ifadeleriyle sabit olduğunu, azlin haksız olup, davacının bir dönem aynı büroyu paylaşması nedeniyle arasında husumet bulunduğundan Avukat ... tarafından davalı şirkete ibraz edildiği bildirilen belge ve delillerin dikkate alınmayacağını, davacının bahsi geçen ...'ı çocukluğundan beri tanıdığını ve bu kişinin davacının davalı şirketin avukatı olmasına vesile olduğunu, sözleşmeli avukatlık görevi sona erdikten sonra ... ve yanında gelenlere davalı şirkete karşı iş alamayacağını bildirerek hiçbir menfaat sağlamadığını, delillerin hatalı yorumlandığını, bilirkişi raporunun yüzeysel değerlendirmeler içerdiğini ileri sürerek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, vekalet ücreti alacağı istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa ilgili kanun maddelerinin doğru şekilde uygulanmasına, davalı tarafından ileri sürülen azil nedenlerine ve dosya kapsamındaki beyan ve belgelere göre azlin haklı nedene dayandığının anlaşılmasına, buna göre azil tarihinde muaccel olmayan vekalet ücreti alacağının tahsili talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.