Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/18715 E. 2026/4309 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/18715
- Karar No
- 2026/4309
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/667 E., 2025/247 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kazalı sigortalının 02.07.2007 günü meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili yargılama sırasında 03.12.2018 tarihli dilekçe ile maddi tazminat talebini toplam 127.804,46 TL'ye çıkarmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iş kazasının davacının kendi ihmal ve kusuru sebebiyle meydana geldiğini, müvekkilinin davacının tedavisinin masraflarını karşıladığını, davacının anksiyete bozukluğunun fiziksel değil ruhsal bir hastalik olduğunu, davacının bu rahatsızlığından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, dava dilekçesindeki isteklerin sebebi olarak gösterilen nedenlerin müvekkilinin kusuru ve sorumluluğu kapsamında olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.01.2019 tarihli ve 2014/713 E., 2019/44 K. sayılı kararında özetle; Maddi tazminat olarak 127804,46 TL alacağın olay tarihi olan 02.07.2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Manevi tazminat olarak 20000 TL alacağın olay tarihi olan 02.07.2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 15.01.2019 tarihli ve 2014/713 E., 2019/44 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 29.09.2022 tarih ve 2019/1470 E., 2022/1690 K. sayılı kararı ile Mahkemece hükme esas alınan kusur ve hesap bilirkişi raporunun gerekli hukuki ve teknik verileri içermekte, dosya kapsamı ve oluşa uygun, denetime elverişli olduğu, davacının tespit edilen sürekli işgöremezlik derecesine, kusur oranlarına, davacının olay tarihindeki yaşına, ekonomik durumuna göre davalı tarafın manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, dayandıkları belgeler, dosya kapsamı, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesi, dava şartları, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçeler dikkate alındığında ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle; davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 29.09.2022 tarih ve 2019/1470 E., 2022/1690 K. sayılı kararının süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 22.03.2023 tarih ve 2022/14189 E- 2023/2810 K. ile "... Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; kazalı sigortalının, davalı işyerinde kalite kontrol elemanı olarak çalıştığı, kumun kalitesinin ve uygunluğunun ölçümü için taşıma bandı (konveyör) üzerinden numune alma sırasında, sol kolunun bant altında hareketi sağlayan tambur ile profil arasına sıkışması sonucu yaralandığı, bu olay nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğradığı, ... Başkanlığı inceleme Raporu'nda; olayın iş kazası olduğunun, davalı işverenin %80 oranında kusurlu olduğunun, kazalı sigortalının %20 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, mahkemece aldırılan ve tek kişi- makina mühendisi tarafından düzenlenen 09.12.2016 tarihli kusur bilirkişi raporunda, olayın meydana gelmesinde kazalının %10, davalı işverenin %90 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, dava konusu olaya ilişkin ... tarafından açılan rücu dava dosyasının, İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesi'nin 2016/67 Esas sayılı dosyası ile görüldüğü, işbu rücu dosyasında mahkemece kazalının %20, davalı işverenin %80 oranında kusurlu olduğu rapora itibar edilerek hüküm kurulduğu, böylelikle eldeki dosya ile çelişir nitelikle mevcut raporlar bulunduğu ancak bu çelişkiler giderilmeksizin hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılacak iş; hüküm altına alınacak tazminat miktarlarına etkisi bakımından, aynı olaya ilişkin ceza dosyası ile rücu dava dosyasındaki kusur raporlarının irdelenmesi suretiyle - verilen kararların kesinleşip kesinleşmediğinin gözetilerek, yukarıda bahsedilen kusur raporlarını düzenleyen heyetlerden farklı, A sınıfı İş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak farklı bir bilirkişi heyetine; dosyada mevcut raporlar ile rücu dosyasındaki kusur raporları arasındaki çelişkiyi gidertmek, tarafların iş kazasının gerçekleşmesindeki kusur oranlarını - tarafların dosyada mevcut kusur raporlarına itirazları da göz önünde tutulmak suretiyle- her türlü şüpheden uzak şekilde tespit ettirmek, belirlenecek kusur oranını mahkemece hükme esas alınan 29.11.2018 tarihli hesap raporuna uygulamak, bu hesap raporundaki bilinen devre sonu olarak esas alınan tarihi ileri çekmemek ve bu tarihten sonra yürürlüğe giren asgari ücretteki farkları rapora yansıtmamak suretiyle alınacak raporu hükme esas almaktan ve taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek ( özellikle davacının istinaf ve temyiz yoluna başvurmadığı ile davalının ileri sürdüğü temyiz sebepleri) davacının talepleri doğrultusunda karar vermekten ibarettir" gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere; dava konusu maddi ve manevi tazminat davası olup, sigortalı işçiye ait sigorta sicil dosyası ve işyeri dosyası getirtilmiş, .. Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü'nden iş kazası tahkikat evrakı getirtilmiş, kusur ve hesap bilirkişi raporları alınmıştır. Dava konusu olay 02/07/2007 günü, .. Köyü ../.. adresinde bulunan davalı .. .. Kumları San. ve Tic. A.Ş. unvanlı işyerinde, kumun kalitesinin ve uygunluğunun ölcümü için taşıma bandı (koveyör) üzerinden numune alma sırasında, davacının sol kolunun bant altında hareketi sağlayan tambur ile profil arasına sıkışması sureti ile yaralandığı, olayın bu şekilde meydana geldiği anlaşılmıştır. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı .. Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 12.09.2014 tarihli, 22919 sayılı kararı ile davacının %12,1(On İki virgül Bir) MKGKO (Sürekli İş Göremezlik Derecesi) olduğuna, yardıma muhtaç olmadığına ve kontrol gerekmediğine karar verildiği, 18/09/2017 tarihli ATK 3. İhtisas Kurulu Raporu ile E cetveline göre %20,0 (yüzdeyirmivirgülsıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının tespit edildiği görülmüştür. Mahkememiz tarafından görevlendirilen 09.12.2016 tarihli bilirkişi heyeti tarafından tanzim olunan kusur raporunda; davalı işyerinin kaza olayının yaşanmasında % 90 (yüzde doksan) oranında, davacı kazazede işçinin %10 (yüzde on) oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesi'nin 2016/67 Esas no'lu dosyası kapsamında bulunan 16.11.2016 tarihli bilirkişi heyet raporunda; işveren Siltaş A.Ş.'nin %80, kazazedenin %20 oranında kusurlu olduklarının tespit edildiği, Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından düzenlenen 23.01.2015 tarih ve 405316/İNC/01 sayılı inceleme raporunda; işveren Siltaş A.Ş.'nin %80, kazazedenin %20 oranında kusurlu oldukları şeklinde kanaat belirtildiği görülmüş olup, iş bu dosya kapsamında çelişkiyi giderecek şekilde kusur raporu alınmış olup 02/04/2024 tarihli bilirkişi heyeti tarafından tanzim olunan kusur raporunda; davalı işyerinin kaza olayının yaşanmasında % 80 (yüzde seksen) oranında, davacı kazazede işçinin %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu tespit edildiği görülmüş, alınan heyet bilirkişi raporu ile ilgili raporların incelendiği ve çelişki oluşmadığı hususu gözetilerek kusur bilirkişi raporuna karşı itirazların reddine karar verilmiştir. Dosya hesap yönünden bilirkişiye gönderilmiş olup hükme esas alınan 25/09/2024 havale tarihli ek bilirkişi raporunda, dava konusu kaza nedeniyle davacının maddi zararının 113.627,97-TL olduğu tespit edilmiştir" gerekçesiyle; Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile Maddi tazminat yönünden; 113.627,97 TL alacağın olay tarihi olan 02.07.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Manevi tazminat yönünden; 20.000,00 TL alacağın olay tarihi olan 02.07.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Raporlarda dikkate alınan kusur oranının gerçeği yansıtmadığı için kabul edilemez olduğunu, b. Maddi tazminat yönünden taraflarına yükletilen red vekalet ücretinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, c.Hükmedilen manevi tazminat tutarının az olduğunu, d.Yargılama gideri ve ilam vekalet ücretinin de Harçlar Kanunu, AAÜT'ye aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Olayın oluşu ile dava dilekçesindeki hususlar arasında illiyet bağı olmadığını, davacının iş kazasındaki kusur durumunun hatalı tespit edildiğini, davacının olaydan sonra jandarmada verdiği ifadede banttan numune aldığı sırada başının döndüğünü ve sol eliyle seyyar banta tutunurken elini kapıp sıkıştırdığını belirttiğini, bu doğrultuda kusur tespitinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde belirtilen hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ve davalı vekillerinin temyiz itirazlarının reddine, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.