Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2026/2799 E. 2026/4454 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2799
- Karar No
- 2026/4454
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/353 E., 2025/1904 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 16.12.2017 tarihinde, dava dışı ... 'in maliki ve sürücüsü olduğu, davalı ... nezdinde ZMSS Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası neticesinde, araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını, kazanın oluşumunda sürücü ... ...'in %20 oranında, yolun bakımından sorumlu ... Büyükşehir Belediyesi'nin ise %80 oranında kusurlu olduğunu belirterek, belirsiz alacak davası olarak şimdilik 10.000,00 TL iş göremezlik tazminatının her iki davalıdan (sigorta şirketi poliçe limitiyle sınırlı olarak) olay tarihi olan 16.12.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline, 100.000,00 TL manevi tazminatın ... Büyükşehir Belediyesi'nden yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş; davacı vekili 23.08.2021 tarihli dilekçesiyle, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 5.000,00 TL olan talep miktarını 12.973,51 TL'ye, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 5.000,00 TL olan talep miktarını 315.271,35 TL'ye çıkarttıklarını belirterek, toplam 328.244,86 TL'nin 06.03.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsünün kazada herhangi bir kusuru bulunmadığını, olay sebebiyle SGK'dan herhangi bir ödeme alınıp alınmadığının tespiti gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, hükmolunacak tazminata dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ... 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.10.2018 tarihli 2018/404 E, 2018/505 K sayılı kararı ile ... Sigorta A.Ş'ye yöneltilen dava yönünden ... Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı, ... Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik davanın dava şartı (yargı yolunun caiz olmaması) yokluğundan reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 28.02.2019 tarihli 2019/552 E, 2019/432 K sayılı kararı ile Mahkemece aynı hükümle, davalı ,,, hakkında açılan davanın dava şartı (yargı yolunun caiz olmaması) yokluğundan reddine, davalı ... Sigorta A. Ş. hakkında açılan davanın görev nedeniyle usulden reddine karar verildiği, oysa ki farklı (idari) yargı koluna girdiği düşünülen dava ile adli yargı kolu içinde kalan davaların tefrik edilmesi, sonrasında değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, istinaf talebine konu ... 11. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 25.10.2018 tarih ve 2018/404 E., 2018/505 K. sayılı kararın kaldırılmasına, dosyanın, kaldırma gerekçesi uyarınca işlem yapılmak üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. ... 11. Asliye Hukuk Mahkemesince sigorta şirketine ve ... Büyükşehir Belediyesine karşı açılan davalar tefrik edilmiş, sigorta şirketine karşı açılan davada görevsizlik kararı verilerek, dosya görevli mahkemeye gönderilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı ile alınan bilirkişi raporuna göre davanın kabulü ile 12.973,51 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 315.271,35 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 328.244,86 TL'nin 06.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiği, ancak davalı ... ile ... Büyükşehir Belediyesi aleyhine dava açıldıktan sonra davaların tefrikine karar verilmiş ve davalı İBB yönünden açılan davada, yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece, İBB aleyhine açılan dava gözetilerek, tahsilde tekerrür olmaması koşuluyla tazminatların davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, bunun yapılmaması hatalı olmuştur. Hal böyle olunca da, davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan hususa münhasır olmak üzere kabulü ile kararın kaldırılması, HMK'nın 353/1-b/2.maddesi hükmü gereğince hatalı uygulamanın düzeltilmesi suretiyle esas hakkında yeniden hüküm tesisi gerekmiştir." gerekçesiyle ... 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08.12.2021 tarih, 2019/76 Esas, 2021/995 Karar sayılı kararına karşı davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ... 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08.12.2021 tarih, 2019/76 Esas, 2021/995 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2.maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kabulüne, (-... Büyükşehir Belediyesi aleyhine açılan ve tefrikle yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle reddine karar verilen dava gözetildiğinde, tahsilde tekerrür olmaması koşuluyla-) 12.973,51 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile (-... Büyükşehir Belediyesi aleyhine açılan ve tefrikle yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle reddine karar verilen dava gözetildiğinde, tahsilde tekerrür olmaması koşuluyla-) 315.271,35 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 328.244,86 TL'nin 06.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf mahkemesince duruşma açılmadan, en yakın güncel verilere göre zarar hesabı yapılmadan, eski verilere göre karar verildiğinden kararın bu yönü ile hukuka aykırı olduğunu, bu durumun sadece tespit edilmesi ve fakat böyle olmakla birlikte müvekkilinin menfaat dengesine göre, müvekkilinin alacağına biran evvel kavuşması gerektiğinden, daha fazla zaman kaybedilmemesi için bu davada sadece sigorta şirketi taraf olduğundan, davalı ... de poliçe limiti ile sorumlu olduğundan, daha fazla rakam çıksa dahi davalı poliçe limiti ile sorumlu olacağından ve limit kaza tarihine göre 330.000,00 TL olduğundan, 328.244,86 TL üzerinden tazminat kararı verildiğinden bu yönden bozma yapılmamasını, sadece istinaf kararının eleştirisi olarak ve hukuka uygunluk boyutunda değerlendirilmesini, istinaf kararındaki kabul edilen miktara göre yürürlükteki asgari ücret tarifesine göre, lehine daha fazla nispi vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken buna aykırı olarak daha düşük vekalet ücretine karar verilmesi nedeniyle bu hususun bozma nedeni yapılmaksızın kararda düzeltme yapılarak kararın onanmasını, davalı taraf TMK 2. maddesine göre dürüstlük kuralına aykırı davrandığından, HMK 368. maddesi gereğince 329. madde de geçen kötüniyet sahibi olduğundan davalı hakkında disiplin para cezası uygulanmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili şirketin kusur oranında sorumlu olduğunu, gerekçeli kararda ve hesap raporunda kusur tenzili yapılmadığını, müvekkili sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, tazminat hesaplamasında %1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, faizin başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini, faizin başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kararın HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına karar verilmiş olup yeni kurulan hükümde Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2-Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6/b bendinde yer alan "31.427,14 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "52.519,17 TL" ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.