Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/913 E. 2026/1191 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/913
- Karar No
- 2026/1191
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/913 - 2026/1191 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/913 KARAR NO : 2026/1191 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/03/2024 NUMARASI : 2020/633 E. - 2024/149 K.
DAVANIN KONUSU : Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi, Maddi ve Manevi Tazminat
Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 05/03/2024 tarih ve 2020/633 E. - 2024/149 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirketin 20 yıldır tarım sektöründe danışmanlık hizmeti verdiğini, özel ve tüzel kişilerin resmi kurumlar nezdinde gerçekleştirmek istedikleri iş ve işlemlerin takibini yaptığını, davalı ...'in müvekkili şirkette 10 yıl sigortalı çalıştığını, müşteri portföyü ve birçok ticari sırra vakıf olduğunu, şirkete ait ... plakalı otomobilin satış işlemlerini de takip ettiğini ve bu aracı ... isimli şahsa 150.000,00 TL'ye satarak satılan araç bedelini alıp ortadan kaybolduktan sonra sürekli olarak üç gün işe gelmediği için gönderilen noter ihtarnamesi sonrasında iş akdinin feshedildiğini ve 06/02/2020 tarihi itibariyle sigortalılık kaydının sonlandırıldığını, davalı işten ayrıldıktan sonra müvekkili şirketin müşteri kaybetmeye başladığını, müşterilerin, davalı ...'in babası adına kurduğu şirketle iş yapmaya başladıklarını, müvekkili şirketin ... kayıtlarından davalının, şirket müşterilerini kendi e-mail ve telefon numarasına yönlendirerek özel ilişki kurduğunu tespit ettiklerini, davalı şirket bünyesindeyken kendisine vekalet veren müşterilerin vekaletnameleri ile şirketten ayrıldıktan sonra da iş takip ettiğini, düşük teklifler verip müvekkilinden müşteri çaldığını, müvekkili aleyhine karalayıcı söylemlerde bulunduğunu ileri sürerek, davalıların haksız rekabet hükümlerine aykırı davranışlarının tespitini, haksız rekabetin menini, davalıların haksız rekabet sonucunda elde ettikleri maddi gelirin karşılığı olarak şimdilik 100,00 TL'nin ve ayrıca haksız rekabet sonucunda davalıların elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığı olarak da 100,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, müvekkilinin ticari itibarinin zedelenmiş olması nedeniyle 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, müvekkili ...'in davacı şirkette 2008 yılından 06.02.2020 tarihine kadar çalıştığını, davacı şirketten primlerinin ödenmesini ve gerçek ücretinin SGK'ya bildirilmesini talep ettiğini, davacı şirketin bu taleplerini kabul etmediği için iş akdini haksız feshettiğini, davacı şirket tarafından 2017-2018-2019 yılı prim alacakları ve aylık ücretine zam yapılmaması karşılığında kendisine araç alındığını, davacı tarafından bahis konusu edilen aracın bu araç olduğunu, davacı şirket nezdinde çalıştığı dönemde kendi hesabına iş yapmadığını, davacıyı kötüleyici beyanlarda bulunmadığını, müvekkili ile davacı şirket arasında imzalanmış bir rekabet yasağı sözleşmesi olmadığını, davacının bu zararların meydana gelmesine bahse konu firmaların davacı şirketle çalışmayı bırakmasının neden olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı tarafça dava dilekçesinde ileri sürülen olguların usulüne uygun delillerle ortaya konamadığı, davalılardan ...'in TTK.m.54,55 sayılan eylemleri gerçekleştirdiğinin kanıtlanamadığı, ispat yükü üzerinde olan davacı tarafın dava dilekçesindeki iddialarını usule uygun şekilde kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı ...'in müvekkili şirketten ayrıldıktan sonra dahi elinde bulundurduğu vekaletnameleri haksız bir biçimde kullanarak müvekkili adına ...Bakanlığı nezdinde işlem yapmaya devam ettiğini, bu husustaki kayıtların celbi taleplerinin mahkemece reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalının, müvekkili şirketten ayrılır ayrılmaz müvekkilinin 31 adet müşterisini davalı şirkete geçirdiğini, sundukları ... kayıtlarının davalı ... henüz müvekkili nezdinde çalışmaya devam ederken müşterileri şahsi telefonuna yönlendirdiğini, şirketten habersiz faturasız iş yapmayı teklif ettiğini açıkça ortaya koyduğunu, bunların gelecekteki haksız rekabete hazırlık hareketi olarak kabul edilmesinin gerektiğini, bilirkişi raporuna itirazlarının karşılanmadığını, davalının kötüleme, fiyat kırma gibi eylemlerinin müvekkilinin ticari itibarını zedelediğini, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraflar arasında rekabet yasağı sözleşmesinin bulunmadığı, davacının talep sonucunun açıkça sadakat borcuna aykırılık değil haksız rekabet iddiasına dayandığı, dosya kapsamında davalı tarafın davacı şirket aleyhine haksız rekabette bulunduğunun ispat edilemediği, tarafların ortak müşterilerinin bulunmasının müşterilerin ayartıldığı anlamına gelmediği, davacının haksız rekabet iddiasını kanıtlayan somut bilgi ve belge sunulmadığından davalıların haksız rekabeti sonucunda davacı şirketin zarara uğratıldığının ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 11/06/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/06/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.