Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5756 E. 2026/680 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5756
- Karar No
- 2026/680
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1470 Esas, 2025/141 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bandırma 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/102 Esas, 2024/84 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, kesinlik, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... Mahallesi 8 59... ve 16 parsel sayılı taşınmazların yapılan imar planı ile “ Ağaçlandırma Alanı” olarak düzenlendiğini, ancak aradan yıllar geçmesine rağmen davalı idare tarafından taşınmazlar için herhangi bir bedel ödenmediğini ve müvekkilinin mülkiyet hakkının ihlal edildiğini belirlenecek kamulaştırmasız el atma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların imar planında Ağaçlandırılacak Alan lejantında kaldığını, davacı vekili tarafından 25.03.2019 tarihli dilekçe ile kamulaştırma talebinde bulunulduğunu, 17.04.2019 tarihli ve 281 sayılı Encümen Kararı ile parselin beş yıllık kamulaştırma programı içerisinde bulunmaması nedeniyle talebin reddine karar verildiğini, taşınmazların değerinin İdare Mahkemesindeki dava tarihi olan 08.05.2019 tarihi itibarıyla belirlenmesi gerektiğini, öncelikle davanın reddine, aksi kanaat halinde hükmedilecek tazminat karşılığında davacıya ait ... Mahallesi 8 59... ve 16 parsel numaralı taşınmazların müvekkili idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların yerleşik alan sınırları içinde, deniz manzaralı, % 30-35 eğimli olduğunu, konumları itibarıyla değerli olduklarını, bedellerinin düşük belirlendiğini, müvekkilinin mülkiyet hakkını yaklaşık 18-19 yıldan bu yana kullanamadığını, bilirkişi raporlarının hükme esas alınabilir nitelikte olmadığını ileri sürmüştür.
2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırmasız el atma bedellerinin yüksek belirlendiğini, emsal taşınmazın uygun emsal olmadığını, dava konusu taşınmazların seçilen emsallere göre değerlerinin düşük olduğunu, etraflarında yapılaşmanın az olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa vasfındaki taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine uygun kıyasi emsal yöntemine göre değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, kamulaştırmasız el koymadan kaynaklanan tazminat istemlerinde, yerleşik içtihatlara göre faizin işlemeye başlayacağı tarihin dava tarihi olduğu, davacı tarafın talebinin de bu yönde olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince ıslah edilen kısım yönünden faizin ıslah tarihinden başlatılması yerinde görülmemişse de davacı tarafın faizin başlangıcına yönelik istinaf itirazında bulunmaması nedeniyle eleştirilmekle yenilerek taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davacıdan 732,00 TL temyiz harcı ile 3.608,50 TL temyize başvurma harcının alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.