Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5729 E. 2025/14998 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5729
Karar No
2025/14998
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3009 Esas, 2024/631 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/430 Esas, 2023/321 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin asıl ve birleştirilen davada yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Davacılar ..., ... ve ... yönünden hükmedilen tazminat miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla, adı geçen davacılar haricindeki davacılar yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı idare vekilinin davacı ... payı yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; dava konusu Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 431 28... parsel sayılı taşınmazda müvekkillerinin hissedar olduğunu, imar planında "Lise Alanı" olarak ayrılıp tapu kaydına kamulaştırılacak şerhi konularak davalı idare tarafından dava konusu taşınmaza fiilen kamulaştırmasız el atıldığını beyanla ıslahla birlikte asıl davada 787.920,00 TL, birleştirilen davada 468.088,80 TL kamulaştırmasız el atma tazminat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı idareden tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmesi talep edilmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın, ilçe belediyesinin teklifi ile büyükşehir belediyesince onaylanarak imar planında “Okul Alanı” olarak ayrıldığını, düzenleme ortaklık payı alanlarının yeterli gelmemesi üzerine imar uygulamasına katılan tüm parsellerden 3194 sayılı İmar Kanunu gereği ayrılan kamu ortaklık payından oluşturulduğunu, imar planlarının uygulanmasından ve kamulaştırma yapma yetkisi Belediye ve Valiliklerde olan okul alanları için müvekkil idarenin sorumlu tutulamayacağını, tazminat ödenmesini gerektirecek koşulların oluşmadığını belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar lk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; bedelin düşük olduğunu, değerlendirmesinin hatalı olduğunu, aynı bölgeden geçen bedellerin dikkate alınmadığını, vekâlet ücretinin her dava için ayrı ayrı belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; imar planlarının belediyece yapıldığını, kamuya ayrılan dava konusu alan için kısıtlılığın olmadığını, mülkiyet hakkının özüne dokunmanın söz konusu olmadığını, imar planının iptali için dava açılmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 431 28... parsel sayılı taşınmazın 1996 onay tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı kapsamında "lise alanı" olarak ayrıldığı, daha sonra 2017 onay tarihli revizyon imar planında "eğitim tesisleri alanı" olarak ayrıldığı anlaşıldığından arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak ve vergi değerleri de kıyaslanarak değerinin tespit edilip davalı idareden tahsiline, dava konusu taşınmazdaki davacı paylarının iptali ile Hazine adına tesciline dair kararda, taşınmazın paydaşları tarafından açılan davada Ekim 2021 değerlendirme tarihi itibarıyla tespit edilen 2.245 TL/m² birim bedelin davalı idarenin istinaf üzerine Dairelerinin 2023/225 Esas sayılı kararı ile uygun bulunduğu, yakın yerde benzer metrekare değerlerin Yargıtay ve Dairelerinin incelemesinden geçerek kesinleştiği ve tespit edilen bedelin uygun olduğu da dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir isabetsizlik bulunmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar etmiş, ayrıca davacı taraf yararına maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır

2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde, aynı bölgeden intikal eden ve Dairemiz denetiminden geçerek onanan dosyalar da dikkate alındığında bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; dava konuşu taşınmazın 1996 yılı onaylı 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında “Lise Alanı” olarak ayrılmış olduğu, kamuya özgülenme durumunun devam ettiği gözetildiğinde 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 1 inci maddesi uyarınca bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğrudur.

4. Vekâlet ücreti hususu kamu düzeni gereğince resen gözetilecek hususlardan olmayıp, davalı idare vekilinin istinaf dilekçesinde, davacı yararına nispi vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin olarak istinaf başvurusu bulunmadığından, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapıldığından ve istinaf sebebi olarak ileri sürülmeyen bir konunun temyiz yolunda ileri sürülmesi hâlinde incelenmesi mümkün olmadığından, davalı idare vekilinin, davacı yararına nispi vekâlet ücretinin hüküm altına alınmaması gerektiğine ilişkin temyiz sebebi ile ilgili olarak değerlendirme yapılmamıştır.

5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı İdare Vekilinin ..., ... ve ... Paylarına İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,

2. Davalı İdare Vekilinin Davacı ... Payına İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/5729, K. 2025/14998, T. 20.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-5729-e-2025-14998-k-641e5f66d9d4