Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5365 E. 2026/641 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5365
- Karar No
- 2026/641
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3837 Esas, 2025/495 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/470 Esas, 2024/459 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ........ili, ........ilçesi, ............ Mahallesi 6 38... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar kayyımı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kamulaştırma talebinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi talep ettiklerini, taşınmazın gerçek değerinin uzman bilirkişilerce tespit ettirilmesi gerektiğini, bu bedelin mülkiyet ihtilafıyla ilgili davanın sonucunda belli olacak hak sahibine ödenmek üzere idarece mahkemenin belirttiği bankaya 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi uyarınca ve üçer aylık vadeli hesaba yatırılması gerektiğini, davacı taraf lehlerine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesini talep etmiş ise de bunun mümkün olmadığının açık olduğunu ileri sürerek açıklanan nedenlerle haksız ve hukuksal dayanaktan yoksun olan davacının davasının reddini, aksi takdirde objektif ve bilimsel raporlar doğrultusunda bedelin tespitine ve ileride hak sahibi olarak belirlenecek kişi/kuruma ödenmek üzere depo edilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, bedelin yüksek hesaplandığını, itirazlarının dikkate alınmadığını ve faizin hatalı belirlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı içerisinde yer alan dava konusu Konya ili, Meram ilçesi, ...............Mahallesi 6 38... parsel sayılı taşınmazın değerlendirme tarihinden önceye ait özel amacı olmayan taşınmaz satışının (.............. Mahallesi 6 95... parselin 04.11.2021 tarihli satışı) emsal alınması, dava konusu ve emsal taşınmazın kadastro parseli olması nedeniyle düzenleme ortaklık payı ilavesi veya indirilmesi yapılmaksızın her iki taşınmazın karşılaştırması yapılarak birbirlerine üstünlük oranları tartışılıp arsa bedelinin tespit edilmesinde 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası gereğince tespit edilen bedelin derhal hak sahibine veya sahiplerine ödenmesinde (Tapu kaydında ve tapulama tutanağında malik olarak gözüken .......... çocukları ..., ...ve ..........'nin kimlik bilgilerine ve mirasçılarına ulaşılamadığından kayyım tayin edilmiş, kayyım vekilinin katılımıyla yargılama tamamlanmıştır ) ve taşınmazın davacı idare adına tapuya tesciline karar verilmesinde, 2942 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi uyarınca tüm yargılama giderinin davacı idare üzerinde bırakılmasında ve lehe vekâlet ücreti hükmedilmemesinde, usul ve esas yönünden kanuna aykırılık görülmediği gibi 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiş olup davanın 01.08.2023 tarihinden sonra açıldığı anlaşıldığından Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında uygulanan faizin yerinde olduğu anlaşıldığından davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak, üzerindeki ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumu dikkate alınmak suretiyle değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
4. Buna karşın, dava konusu taşınmazın tapu maliklerine kayyım tayin edilerek taraf teşkili sağlandığından kamulaştırma bedelinin kayyıma ödenmesine karar verilmemesi hususu kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekir.
Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2. Kamu düzeni gereği yapılan inceleme sonucunda temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının (1) numaralı bendinin (B) alt bendinde bulunan ''bu bedelin 788.172,34 TL'sinin tapu maliki oğlu ......., 394.086,16 TL'sinin ... kızı ......., 394.086,16 TL'sinin .......... kızı .......... 394.086,16 TL'sinin ......... kızı ...........'ye ödenmesine," ibaresinin çıkarılması, yerine “davalıların hisseleri oranında kayyıma ödenmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.