Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1964 E. 2026/4777 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1964
- Karar No
- 2026/4777
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2615 E., 2025/3334 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Burdur İş Mahkemesi SAYISI : 2024/412 E., 2025/230 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin ...Şubesinde 22.07.2010 -06.08.2024 tarihleri arasında parakende satış elemanı olarak çalıştığını, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, bakiye ücret ve hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının iş sözleşmesini haksız olarak feshettiğini, kıdem tazminatına hak kazanmadığını, ödenmeyen alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işyerinde 22.07.2010-06.08.2024 tarihleri arasında çalıştığı, davacının ödenmeyen fazla çalışma ücreti alacağının bulunduğu, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği ve kıdem tazminatına hak kazandığı, davacının yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığı, puantaj kayıtlarına göre davacının fazla çalışma yaptığının ve karşılığının ödenmediğinin anlaşıldığı, puantaj kayıtlarına göre işyerinde genel tatil günlerinde çalışma yapıldığı anlaşıldığından davacı bu husustaki iddiasını ispat etmiş ise de belirlenen genel tatil alacağından tahakkuk ettirilen miktarlar mahsup edildiğinde davacının genel tatil alacağının tamamının ödendiğinin anlaşıldığı, puantaj kayıtlarından davacının haftanın 6 gün çalışıp 1 gün izin kullandığının tespit edildiği, hafta tatili ücreti alacağının bulunmadığı, davacının bakiye ücret alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ödenmediği sübut bulan işçilik alacakları nazara alındığında davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği, puantaj kayıtlarına, tanık anlatımlarına, işyeri şartlarına, davacının yaptığı işin niteliğine, bilirkişi raporuna göre davacının çalışma süresi boyunca hak kazandığı ve ödenmeyen fazla çalışma ücreti alacağının sübut bulduğu, belirtilen alacağın ödendiğinin davalı tarafça ispat edilemediği, davacının aldığı aylık ücret miktarı ve yerleşik Yargıtay içtihatları dikkate alındığında yıllık 270 saate kadar olan fazla çalışma ücretinin ücrete dâhil olduğuna ilişkin davalı itirazının yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının ödenmemiş ücret alacağı olmadığını, iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanmadığını, 2. Müvekkili Şirket nezdinde denkleştirme esasına dayalı esnek çalışma modeli uygulandığını, davacının fazla çalışma ücreti alacağı bulunmadığını, 3. Davacının mağaza sorumlusu olarak çalışma saatlerini kendisinin belirlediğini, fazla çalışma ücretine hak kazanmasının mümkün olmadığını, 4. 270 saate kadar olan fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin feshi ile kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı ile fazla çalışma ücreti alacağının ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.