Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5276 E. 2026/494 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5276
- Karar No
- 2026/494
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/140 Esas, 2024/379 Karar KARAR : Kısmen kabul/ Kısmen ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ..........ili, ......... ilçesi, .............Mahallesi 4 88... parsel sayılı taşınmaza davalı idareler tarafından kamulaştırma yapılmadığı hâlde, fiilen el atıldığını, bu nedenle taşınmazın el atılan kısmının bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarelerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idareler vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın Sason 7. Jandarma Tabur Komutanlığı için inşa edilen hizmet binasına ulaşım sağlayan yol güzergahında olduğunu, yapımı devam eden inşaata ve anayola ulaşımın başka türlü olamayacağını ve arazinin mecburen kullanıldığını, bu hususun yapılacak keşifte de ortaya çıkacağını, davalı idarenin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) göre kamulaştırma sürecinin devam ettiğini, davacının açmış olduğu davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.02.2021 tarihli ve 2019/164 Esas, 2021/147 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 03.02.2023 tarihli ve 2022/1601 Esas, 2023/170 Karar sayılı kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 03.02.2023 tarihli ve 2022/1601 Esas, 2023/170 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmaza yakın ve benzer konumda bulunan 4 96... parsel sayılı taşınmaza 2010 yılında arsa olarak 50,00 TL, 4 97... parsel sayılı taşınmaza ise 2012 yılında 60,00 TL değer biçildiği ve bu bedellerin 2012/17357 Esas, 2012/21331 Karar ve 2013/14633 Esas, 2013/21521 Karar sayılı kararları ile Dairemizin denetiminden geçerek onandığı anlaşıldığından, dava konusu taşınmaza değerlendirme tarihi itibarıyla takdir edilen bedelin inandırıcı bulunmadığı, bu durumda taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yapılan yol çalışmaları nedeniyle müvekkile ait taşınmazın diğer kısımlarında heyelan meydana geldiğini, taşınmazın kullanılamaz hale geldiğini, ayrıca müvekkilin taşınmazına gözcü kulesi yapıldığını, her ne kadar bu gözcü kulesinin dışında kalan kısmın müvekkil tarafından kullanılabileceği ifade edilmişse de gözcü kulesinin etrafının çit ile çevrildiğini, dolayısıyla buraya girişin de zorlu hale gelmesi nedeniyle taşınmazın tamamının kamulaştırılması gerektiğini, kararın bozmaya uygun olmadığını, emsal karşılaştırmasının doğru yapılmadığını, belirlenen bedelin çok düşük kaldığını, önceki kararı davalı taraf temyiz etmediğinden davacının usuli kazanılmış hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
2.Davalı idareler vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkeme kararının Yargıtay bozma ilâmına uygun olmadığını, emsal karşılaştırmasının doğru yapılmadığını, taraflarınca sunulan emsal taşınmazların değerlendirilmediğini, dava konusu taşınmazın arsa vasfı ile değerlendirilmesinin doğru olmadığını, taşınmazın mücavir alan içinde olmasının taşınmaza tek başına arsa vasfı kazandırmayacağını, bedelin fahiş belirlendiğini, kalan alanda değer artışı meydana geldiğini, emsal taşınmazın satış tarihinin çok eski olması nedeniyle bilirkişi raporunun inandırıcılığını kaybettiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki .......... ili, ........... ilçesi,...........Mahallesi 4 88... parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Mahkemece bozmaya uyulmuş ise de bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; 2942 sayılı Kanun'un kıymet takdir esaslarını belirten 11 inci maddesinin birinci fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca, arsaların bedelinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur. Bu itibarıyla, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerekir.
5. Dava konusu taşınmaza yakın ve benzer konumda bulunan 4 96... parsel sayılı taşınmaza 2010 yılında arsa olarak 50,00 TL, 4 97... parsel sayılı taşınmaza ise 2012 yılında 60,00 TL değer biçildiği ve bu bedellerin 2012/17357 Esas, 2012/21331 Karar ve 2013/14633 Esas, 2013/21521 Karar sayılı kararları ile Dairemizin denetiminden geçerek onandığı anlaşıldığından, dava konusu taşınmaza değerlendirme tarihi itibarıyla takdir edilen bedel inandırıcı değildir.
6. Bununla birlikte; Mahkemece bozma öncesi verilen 15.02.2021 tarihli karar davalı idareler tarafından temyiz edilmediğinden, bu kararda hükmedilen bedelin davacı lehine usuli kazanılmış hak olduğu gözetilmeden bozma sonrası alınan rapora göre daha az bedele hükmedilmesi doğru değildir.
7. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal alınan ........... ili,........... ilçesi, Aşağı Mahallesi 1 16... parsel sayılı taşınmazın 24.06.1996 tarihli satışının değerlendirmeye alındığı, satış tarihinin eski olması ve tapu satış senedinin dosyada bulunmaması gözetildiğinde bu satışın emsal alınması doğru olmadığından hükme esas alınan rapor inandırıcı ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı gibi emsal alınan taşınmazın satışına ilişkin akit tablosu Tapu Müdürlüğünden, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın değerlendirme tarihindeki Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan metrekare değerleri ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Müdürlüğünden getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla, hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal kabul edilen taşınmazın ise bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibarıyla fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi oldukları ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorularak alınacak cevaplara göre bilirkişi kurulu raporu denetlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması nedeniyle rapor hüküm kurmaya elverişli değildir.
8. Bu durumda taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre usuli kazanılmış haklar da gözetilerek hüküm kurulması gerektiğinden kararın bozulması gerekir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.