Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5249 E. 2025/10340 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5249
Karar No
2025/10340
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1030 Esas, 2024/1179 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/316 Esas, 2023/815 Karar

Taraflar arasındaki çekişmeli taşınmazın kesinleşen kıyı kenar çizgisi içinde kaldığından, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazminine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Muğla ili, Fethiye ilçesi, ... köyü 1 ada 24 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının mahkeme kararı ile iptali nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, açılan tazminat davasının 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süresinde açılmadığını, ayrıca taşınmaz ile ilgili olarak Fethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1980/887 Esas sayılı dosyası ile tapu iptal tescil davası açıldığını, dava konusu taşınmazın kayıtlarında tedbir kararı ve davalıdır şerhi bulunmasına rağmen davacı tarafından satın alındığını, ayrıca dava konusu taşınmaz kayıtları ile ilgili tedbir kayıtlarının tapuda şerh edildiği tarihten itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığından davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, bu nedenle davacının tazminat talep etme hak ve ehliyetlerinin bulunmadığını, yine dava konusu taşınmaz kayıtları ile ilgili tedbir kayıtlarının tapuda şerh edildiği tarihten itibaren bir yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmayan davanın süre aşımı nedeni ile de reddinin gerektiğini, davacının dava konusu taşınmazı kendilerine devreden şahsa karşı davayı yöneltmeleri gerektiğini iddia ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın yasada belirlenen zamanaşımı ve 2 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, 3621 sayılı Kıyı Kanunu uyarınca kıyı çizgisi içinde kalan taşınmazın özel mülkiyete konu edilemeyeceğinden davanın reddedilmesi gerektiğini, davacının taşınmazı satın aldığı tarihte tapu kaydında "davalıdır" şerhi bulunduğundan tazminat talep edemeyeceğini, aksi kabul halinde taşınmazın değerinin belirlenmesine esas alınan somut emsalin uygun olmadığını, bedelin yüksek belirlendiğini, bilirkişi raporunun eksik ve usule uygun olmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 154.240 m² iken 2012 yılında yapılan imar uygulaması sonucunda, fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 5447,09 m² kısmının yol ve park alanı olarak ayrıldığı ve taşınmazın yüz ölçümünün 148.792,91 m² kaldığı, davacılar murisi ...'nın tapu iptal ve tescil davasının tarafı bulunduğu, ihtiyati tedbir kararının tapuya şerh verilmesinden önce hak sahibi oldukları tespit edildiği, somut emsal olarak kabul edilen taşınmazın satış akit tablosu dosya içine alınmamış ise de; Dairemize intikal eden Fethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/94 Esas, 2019/399 Karar sayılı dosyası içinde bilgi ve belgelerin bulunduğu ve buna göre; ... 391 ada 7 parsel sayılı, 5124,55 m² arsanın 01.11.2016 tarihli satışı emsal alınıp, dava konusu taşınmazın kadastro parseli olduğu, (tapu iptal kararından sonra arta kalan kısmının imar uygulamasına tabi tutulduğu anlaşılmıştır), emsal taşınmazın ise tapu kaydına göre yürütmesi durdurulmuş olan imar uygulama sahası içinde bulunduğu ve imarlı hali ile satış gördüğü anlaşıldığından, dava tarihinde yürürlükte bulunan 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 inci maddesi uyarınca %45 oranında düzenleme ortaklık payı kesilmesi gerektiğinden emsal taşınmazın satış tarihindeki metrekare birim değeri olan 1.200,00 TL'nin dava tarihine endekslenmesi sonucunda (293,79/2320,72 endeks rakamlarına göre) 10.457,26 TL hesaplanmış olup, %45 oranında düzenleme ortaklık payı indirimi ile; 5.751,50 TL olduğu (10.457,26 TL/100x55), bilirkişi raporu ile belirlenen kıyaslama gereğince 1,44 katının 8.282,16 TL hesaplanması gerektiği anlaşılmıştır. Bu durumda; davacılar ..., ..., ... ve ... payları karşılığının ayrı ayrı 2.938.427,55 TL olduğu, ... payı karşılığının ise 979.448,25 TL olduğu hesaplanmıştır. ...'nın yargılama sırasında ölümü üzerine 1/3'er paylı mirasçılarının her birinin payı 979.475,85 TL belirlenerek, davanın kısmen kabulüne ilişkin yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; İmar Kanunundan kaynaklanan düzenleme emredici nitelikte olmayıp maksimum kesinti oranı olduğunu, yerel mahkemece esas alınan rapora göre hüküm kurulması gerektiğini, istinaf incelemesinde uygulanan oranın gerekçesinin bulunmadığını ileri sürmüştür.

2.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu Fethiye ilçesi, ... l ada 24 parsel sayılı taşınmazın ... tarafından Fethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1980/887 Esas, 1999/292 Karar sayılı dosyasında açılan tapu iptali ve tescil istemli davada 143.340,00 m²lik kısmının kıyı kenar çizgisinde kaldığından tapu kaydının iptaline karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek hükmün tescil yönünden düzeltilerek onanmasına karar verildiği ve kararın 24.04.2017 tarihinde kesinleştiği, tapu kaydı iptal edilen 143.340,00 m²lik kısmın imar uygulaması sonrasında 141.916,97 m² kaldığı, eldeki davanın 26.06.2023 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı, tapu kaydında Fethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1980/887 Esas sayılı dosyasından 16.06.1988 tarihli ve 2130 yevmiye sayılı işlem ile ihtiyati tedbir şerhi, yine aynı Mahkemenin 07.10.2015 tarihli ve 14041 yevmiye numarası ile kesinleşmemiş Mahkeme kararı şerhi konulduğu, davacıların dava konusu taşınmazdaki paylarının ihtiyati tedbir şerhinden önce taşınmazı edinen murislerinden intikalen geldiği anlaşılmaktadır.

3. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir.

4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Hazine vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

5. Dairemizce yapılan geri çevirme sonrasında Fethiye Belediye Başkanlığının 09.04.2025 tarihli yazısında dava konusu taşınmazın yakınındaki 94 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlardan 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 inci maddesi gereğince 0.34923196 oranında, 333 ada 3 ve 5 parsel sayılı taşınmazlardan ise 0.3215700 oranında düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldığı gözetildiğinde dava konusu taşınmazın, emsal karşılaştırması sonucu belirlenen metrekare birim bedelinden %45 oranında düzenleme ortaklık payı düşülmesi bozmayı gerektirir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı Hazine vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin kararının BOZULMASINA,

Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,

Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi gönderilmesine,

02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/5249, K. 2025/10340, T. 02.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-5249-e-2025-10340-k-7aa61a99d274