Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5170 E. 2026/465 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5170
- Karar No
- 2026/465
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/53 Esas, 2025/49 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ...........ili, ... ilçesi, .............Mahallesi 426 55... parsel (ifrazla 426 55... parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.07.2022 tarihli ve 2021/835 Esas, 2022/517 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi 23.02.2023 tarihli ve 2022/305 Esas, 2026/400 Karar sayılı kararı ile sulu tarım arazisi niteliğinde olan dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca arazilerde olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelire göre değerlendirme yılı olan 2020 yılı verileri kullanılarak değer biçilmesi, taşınmazın konumu ve yerleşim yerlerine mesafesi dikkate alınarak %230 oranında objektif değer artışı uygulanması ile bedelinin tespitinin usul ve esas yönünden kanuna uygun olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın sulanmasını sağlayan derin kuyuya ilişkin tespit yapılmadığı belirtilmiş ise de 12.11.2020 tarihli bilirkişi raporunda keşif tarihinde kuyu bulunduğu tespit edildiğinden taşınmazın sulu tarım arazisi olarak kabul edildiği, ancak bölgede Devlet tarafından yapılan sulama sistemi bulunmadığından ve tespit edilen kuyu ile taşınmazın sulu arazi vasfını kazandığı anlaşıldığından ayrıca kuyu bedelinin verilmediği, taşınmazın toplam alanı 14.057,61 m² olup, 10.998,24 m²sinin kamulaştırıldığı, arta kalan 3.059,37 m²lik kısmının ise davalı adına 426 55... parsel sayılı taşınmaz olarak tapuya tescil edildiği, taşınmazın 2/3'ü kamulaştırıldığı gibi arta kalan kısmın şeklinin büyük oranda bozulması nedeniyle bilirkişi heyetinin %50 oranında değer düşüklüğü hesaplamasının yerinde görüldüğü, dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri ile aynı bölgeden Yargıtay 5.Hukuk Dairesine intikal ederek 2021/10569 Esas, 2022/7878 Karar sayılı kararı ile denetimden geçen Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/256 Esas, 2020/408 Karar sayılı dosyasında dava konusu taşınmaza komşu sulu tarım arazisi niteliğindeki 426 55... parsel sayılı taşınmaza %230 oranında objektif değer artışı uygulanması dikkate alınmakla bu dosyada uygulanan %230 oranındaki objektif değer artışının doğru bulunduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Türkiye ortalamasına göre münavebe ürünlerinin üretim masraflarının brüt gelire göre yazılı şekilde fazla alınması ekonomik tarım yapılmasında tereddüt yaratacağından İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerinden üretim masraflarının yeniden sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru olmadığı gibi aynı kamulaştırma kapsamında dava konusu taşınmaza bitişik konumda bulunan ve Dairemiz denetiminden geçen aynı nitelikteki 426 55... parsel sayılı taşınmaza ilişkin Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/256 Esas sayılı dosyası getirtilerek bu dosyada esas alınan üretim masraflarının eldeki dosya ile karşılaştırılması gerektiğinin gözetilmediği ve tespit edilen kamulaştırma bedelinin ilk kararla ödenmesine karar verildiği gözetildiğinde, faiz bitiş tarihinin ilk karar tarihi olarak belirtilmemesi suretiyle infazda tereddüde yol açıldığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı taraftan tahsil edilerek davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının tespitinde dikkate alınan unsurların mükerrerlik oluşturacak şekilde objektif değer artış oranının tayininde de esas alındığını, münavebeye şeker pancarı ürününün alınmasının doğru olmadığını ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, objektif değer artışı oranının düşük belirlendiğini, emsal değerlerin gözetilerek hakkaniyete uygun adil bir değerin tespit edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasında kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyulmuşsa da bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; bozma sonrası hükme esas alınan bilirkişi raporunda, aynı kamulaştırma kapsamında dava konusu taşınmaza bitişik konumda bulunan ve Dairemiz denetiminden geçerek uygun bulunan aynı nitelikteki 426 55... parsel sayılı taşınmaza ilişkin Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/256 Esas sayılı dosyası getirtilerek bu dosyada esas alınan üretim masraflarının eldeki dosya ile karşılaştırılması gerektiği gözetilmeksizin eksik incelemeyle hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan alınması gereken 3.608,50 TL temyize başvurma harcından peşin alınan 1.683,10 TL temyize başvurma harcının mahsubuyla kalan 1.925,40 TL temyize başvurma harcının alınarak Hazineye irat kaydedilmesine, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.