Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5130 E. 2025/13748 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5130
Karar No
2025/13748
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI: 2025/1013 Esas, 2025/881 Karar Ticaret Limited Şirketi vekilleri Avukat ... KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Samsun 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2024/477 Esas, 2024/209 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Samsun ili, ..., ... Mahallesi 1 59... parsel sayılı davacının hissedarı olduğu taşınmazın davalı idare tarafından imar planında "okul alanı" olarak ayrılması suretiyle kamulaştırma yapılmadan taşınmaza hukuken el atıldığını, davacıların mülkiyet hakkının kısıtlandığını ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz içerisinde okul alanının mevcut olmadığını, davanın idari yargıda açılması gerektiğini, davanın yasal ve hak düşürücü süre içeresinde açılmadığını, Mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda kurum aleyhine tazminata hükmedilecek ise taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek Hazine adına tescilinin gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen davacı payının tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın şehrin en çok tercih edilen muhitinde yer aldığını, bedelinin düşük belirlendiğini, bilirkişi raporlarına yaptıkları itirazların yeterince tartışılmadığını, asıl alacağa en az reel enflasyon oranında faiz uygulanması gerektiğini, nispi yerine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin de yerinde olmadığını, bu nedenle kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın bedelinin yüksek belirlendiğini, kendilerine husumet yöneltilmesinin isabetsiz olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, taşınmaza fiili bir el atmanın olmadığını, raporlara yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, faizin yürütülme tarihinin hatalı olduğunu, ıslah edilen miktara dava tarihi yerine ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, bu nedenle kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dava konusu taşınmazın imar planında "ilköğretim alanı" (okul yeri) olarak tahsis edildiği, ancak taşınmaza fiilen el atılmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun benzer konudaki 15.12.2010 tarihli ve 2010/5 Esas, 662/651 Karar sayılı kararı uyarınca imar planında yol, ... alan ve okul alanı gibi kamu hizmetine ayrılmış bulunan yerlere el atılmamış olsa dahi bedeline hükmedileceğine ilişkin kararı da gözetilerek 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 10 uncu maddesi amir hükmü uyarınca 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl içinde ayrılma amacına uygun olarak kamulaştırma görevinin yerine getirilmemesi ve malikin mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlanması nedeniyle taşınmaz bedelinin ödenmesi gerektiği, (Yargıtay 5.Hukuk Dairesi'nin 18.02.2013 tarihli ve 2012/23763 Esas, 2013/2441 Karar sayılı kararı), buna göre eldeki dosyada dava konusu taşınmaza hukuken el atılmış olmakla davanın esasına girilmesinde, hasım olarak davalı idarenin tespitinde, 1/1000 ölçekli İmar Uygulama Planında ... Mahallesi 1 59... no'lu dava konusu parselin "ilköğretim alanı" olarak ayrıldığı gözetilip taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer belirlenmesinde, dosya kapsamıyla uyumlu olduğu anlaşılan 20.06.2024 tarihli bilirkişi kurulu kök raporu doğrultusunda emsal ... Mahallesi 93 68... parsel sayılı taşınmaz ile yapılan mukayese sonucu belirlenen tazminat miktarında, hukuken el atılan dava konusu taşınmazda davacı payına düşen tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek madde 4'ün üçüncü fıkrası uyarınca ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olmasında (Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 2023/5557 Esas, 2023/11298 Karar sayılı kararı), herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ve taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosya kapsamında yer alan fen bilirkişi raporunda, keşif tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı anlaşılmakla birlikte, 1993 onay tarihli imar planında ''ilköğretim alanı'' olarak planladığı sonrasında halen yürürlükte bulunan 1/1000 ölçekli İmar Planında da "ilköğretim alanı" kullanımına davanın isabet edildiği ve dava konusu taşınmazın uzun yıllardan beri kamu hizmetine tahsis edilmiş olması nedeniyle, fiilen el atılmamış olsa dahi mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlanması nedeniyle kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü doğru görülmüştür.

3. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/5130, K. 2025/13748, T. 27.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-5130-e-2025-13748-k-6c7ae8b31f18