Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5021 E. 2025/8906 K. – Kat Mülkiyetinde

Konu: Kat Mülkiyetinden Kaynaklı Eski Hale Getirme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5021
Karar No
2025/8906
Karar Tarihi
Konu
Kat Mülkiyetinden Kaynaklı Eski Hale Getirme

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/223 Esas, 2025/32 Karar KARAR : Esastan ret Taraflar arasındaki kat mülkiyetinden kaynaklı eski hale getirme davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... Mahallesi, ... Caddesi, No:16 adresinde bulunan ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 36 ada 19-S-3 pafta, 30 parselde tapuya kayıtlı ana taşınmaz üzerinde bulunan ana yapıda zemin kat 1/A numaralı bağımsız bölümün maliki olduğunu, davalının aynı taşınmazın arsa paylı 7 numaralı bağımsız bölümün maliki olduğunu, davalının binanın ortak kullanım alanı olan genel dam terasını davacının bilgisi ve muvafakati olmadan işgal ederek maliki bulunduğu bağımsız bölümün kullanım alanı içine kattığını, ortak kullanım alanı olan genel terasa ek kat ilave ettiğini, davacının çatıya yapılan ek kat ilavesini haber aldığında; 12.04.2018 tarihinde ... Belediye Başkanlığı İmar Müdürlüğüne başvurarak, çatıya yapılan ilaveye rızasının olmadığını beyan ettiğini, davalının imar planına aykırı olarak çatıya yaptığı ilave bölüme izin almak için Keşap Belediyesine muvafakatname sunduğunu, davalının, davacının adına belediyeye sunduğu belgedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, davalının, bu sahte imzalı belgeyi kullanarak; İmar planına aykırı olan yeni ilave kat yaptığını, davacının sözlü uyarılara rağmen; ortak kullanım alanına müdahalesini sürdürdüğünü, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun (634 sayılı Kanun) 44 üncü maddesi hükmüne göre; kat maliklerinin oy birliği kararı gerektiğini, davalının, ortak kullanım alanını davacının izni olmadan işgal ettiğini ve ortak alanı kendine ait bağımsız bölüm haline getirdiğini, 634 sayılı Kanun'a aykırı olarak davacının bilgisi dışında ve izni olmadan; ortak kullanım alanında müdahalenin önlenerek davalının yaptığı değişikliğin giderilmesi ve imar planına uygun olarak eski haline getirilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının işbu davayı açma hakkı olmadığını, hukuki yararı bulunmadığını, dilekçe ekinde dosyaya sunmuş oldukları ... Noterliği’nin 27 Mayıs 1994 tarih ve ... yevmiye nolu “Kat Karşılığı Arsa Devir Sözleşmesi”nde görüleceği üzere; davacı ...’un inşa edilen taşınmazda zeminde kendisine bırakılan dükkân dışında başkaca hiçbir hak iddia etmeyeceğini akdettiğini, bu noter sözleşmesi ile; “... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 19 S 3 pafta 36 ada 11 parselde kayıtlı 76 metrekare ve ekli krokide gösterilen arsa üzerine aşağıda belirtilen şekilde yapılacak olan, imar durumuna göre 5 kat olarak inşa edilecek ve ekli krokide gösterilen taralı alan içerisinde kalmak şartı ile zemin katın tamamında inşa edilecek iki adet olan ve arsa sahiplerine %50 oranında verilecek dükkân ve üzerine inşa edilecek diğer katlar olup arsa sahipleri zeminde kendilerine bırakılan dükkân dışında inşa edilen taşınmazda başkaca bir hak iddia etmeyecektir” şartlarını haiz olan bir akit kurulduğunu, arsa sahiplerine bırakılan iki adet dükkân haricinde binanın geri kalan kısmı yani zemin üzerine inşa edilecek tüm bölümlerin sözleşme tarafı müteahhide bırakıldığını, davacının arsa sahibi olduğu 36 ada 11 nolu parsel yüklenici olarak sözleşmede ismi geçen müvekkilin kayınpederi ...’a ait olan taşınmazlarla birleştirilmiş ve akde konu bina bu birleşme sonucu yeni bir parsel numarası alarak 30 sayılı parsel üzerine inşa edildiğini, (... Belediye Encümeninin 07.06.1994 tarih ve 40 sayılı kararı ile birleşen parseller 36 ada 11, 28 ve 29 sayılı parsellerdir.) ayrıca yapılan bu birleştirmede davalının murisine ait arsadan davacıya göre (iki kat) daha fazla yola terk söz konusu olduğunu, bu noter sözleşmesinin tarafları davalı müvekkilin kayınpederi ... ile işbu dosya davacısı ... ve yine birleşen arsa hissedarı olan ... olduğunu, bu sözleşmede ayrıca; taraflardan birinin ölümü halinde mirasçılarının işi yürüteceği ve mirasçıların işbu mukavele hükümleri doğrultusunda başka bir hak talep edemeyeceklerinin de kararlaştırıldığını, kendisine bırakılan dükkân haricinde binada olması muhtemel haklarından vazgeçip/feragat eden davacı ...’un şimdi eldeki davayla davalıya husumet yöneltmesinin hukuken mümkün olmadığını, davalı tarafından dubleks bir daire inşa edilmesinin söz konusu olmadığını, sadece binanın çatı kısmı tuğlalarla çevrilmiş ve bina dış etkenlerden korunur bir hale getirilmeye çalışıldığını, davacı tarafın muvafakatnamedeki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasıyla yetinmeyip sahte olduğunu da iddia ettiğini, davacıdan muvafakatname alınmasının yasal bir gereklilik olmadığını, çünkü, davacının dava ettiği kısımda herhangi bir hakkı bulunmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu, dosya kapsamında mevcut davacıya ait imzaların mukayese edildiğinde bu imzaların birbirleriyle benzerlik taşıdığının da ayrıca görülebileceğini, davacının hukuki yararının bulunmadığı işbu davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davalının müdahalesinin menine, taşınmazın eski hale getirilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... Noterliği’nin 27 Mayıs 1994 tarih ve ... yevmiye nolu “Kat Karşılığı Arsa Devir Sözleşmesi”nde işbu dosya davacısı ...’un zeminde kendisine bırakılan dükkân dışında başkaca hiçbir hak iddia etmeyeceğini akdettiğini ve arsa sahiplerine bırakılan iki adet dükkân haricinde binanın geri kalan kısmı yani zemin üzerine inşa edilecek tüm bölümlerin sözleşme tarafının müteahhide bırakıldığını, davacı ...'un kendisine bırakılacak dükkân haricinde inşa edilen taşınmazda başkaca bir hak iddia etmeyeceğinin sabit olduğunu, davacının hukuki manada husumet ehliyeti olmadığı ve dolayısıyla kendisine bırakılan dükkân haricinde binada olması muhtemel haklarından vazgeçip/feragat ettikten sonraki hukuki tavrının da akde ayrılık teşkil ettiğini, iddia edildiği gibi dubleks bir daire inşa edilmesinin söz konusu olmadığını, davalının sadece binanın çatı kısmını tuğlalarla çevirdiğini ve binanın dış etkenlerden korunur bir hale getirilmeye çalışıldığını, yapılan değişikliğe hem de değişiklikten sonraki duruma ilişkin olarak binada bulunan kat maliklerinin her şeyi gerçekliğiyle ortaya koyan ve değişikliklere onaylarının bulunduğuna dair yazılı muvafakatlarını dosyaya sunduklarını, davacının iddialarının haksız ve yersiz olduğunu, davalı adına yapı kayıt belgesi düzenlenmiş olmasının lehe surette dikkate alınmadığını, davacının iddialarının dinlenebileceği yasal bir zemin mevcut değilken dosyada karar verilmesinin usul ve kanuna aykırılık oluşturduğunu, davacının muvafakatnamedeki imzanın kendisine ait olmayıp sahte olduğunu iddia ettiğini, davacı, dava konusu kısım üzerindeki hakkından daha binanın inşası başlamadan evvel vazgeçtiğini, feragat ettiğini ve dava konusu yaptığı yerde hukukça korunacak meşru bir hakkının kalmadığını, bina üzerindeki asıl hak sahiplerinin inşaata izin verdiklerini ve herhangi bir itirazlarının bulunmadığını, apartman içerisine hiç bir yerden girişi ve başka bağlantısı bulunmayan dükkan sahibi davacıya; dava konusu kısmın yıkılmasının olumlu manada hiçbir şey kazandırmayacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/5021, K. 2025/8906, T. 16.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-5021-e-2025-8906-k-638b79ad4be9