Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/7635 E. 2025/5109 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/7635
- Karar No
- 2025/5109
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/640 Esas, 2024/335 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/1787 Esas, 2020/704 Karar Taraflar arasındaki bağımsız bölüm ilavesi ve yeni oluşacak duruma göre arsa paylarının düzeltilmesi hususunda hâkimin müdahalesi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 15.04.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü yetki belgesine istinaden davacı vekili Avukat ... ve davalı asil ... ve vekili Avukat ... gelmiş, diğer davalılar duruşmaya katılmamıştır. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 43254 ada 4 parselde kayıtlı ana taşınmazda, yüklenici kooperatif tarafından kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre inşa edilmeyen 24 dükkandan ibaret ticaret merkezinin proje ve ruhsata bağlanıp, arsanın boş kısmına inşa edilmesi suretiyle ana yapıya bağımsız bölüm ilavesine, ana yapının tüm bağımsız bölümlerine tahsis olunacak arsa paylarının usulüne göre yeniden tespit edilmesine, yeni yapılan bağımsız bölümlerin kat mülkiyeti kütüğünün ayrı bir sayfasına yaptıran yeni malik/yeni malikler adına tesciline; bu iş ve işlemleri yapmak üzere yüklenici kooperatif ve onun halefleri olup aynı zamanda kat maliki olan davalılara önel verilmesine; davalılar tarafından yapıldığı takdirde 13 dükkanın toplam arsa payları oranında davalılar adına 11 dükkanın müvekkil adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... ve diğerleri vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu edilen 24 ticari bağımsız bölüme ilişkin onaylanmış herhangi bir mimari projenin söz konusu olmadığı, Yenimahalle Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 17.02.2012 tarihli yazısından; ana taşınmazda 12.086,40 m² kullanılabilir alan olduğu, onaylı projede 87 konut 4 adet dükkan olmak üzere toplam 91 bağımsız bölüm olarak 11.642,03 m² inşaat alanı kullanıldığı, tadilat projesi yapılması durumunda ticaret alanı haline getirilebilecek alanın 444,37 m² olarak kaldığının anlaşıldığı, bu nedenle yasal olarak ana taşınmazdaki boş alana 75 m² büyüklüğünde 24 bağımsız ticari bölüm inşa edilmesinin fiilen mümkün bulunmadığı, bu işlemlerin davalı taraflarca yapılmayıp davacı tarafa bu hususta işlem yapabilmesi için yetki verilmesi durumunda da aynı yazı uyarınca ilgili belediyesinden ruhsat alınmasının mümkün olmadığı, kat mülkiyeti kurulmuş ana taşınmazda tüm kat maliklerinin oybirliği olmadan kat maliklerinin mülkiyet hakkına dayalı arsa paylarının değişmesine neden olacak şekilde ana taşınmazın boş olan bölümüne ticari nitelikte bağımsız bölümler yaptırılması hususunda karar alınması, bu kapsamda tadilat projesi çizdirilmesi, onaylatılması, inşaat ruhsatı alınması, liste beyanı düzenlenmesi, yeni duruma göre arsa paylarının yeniden belirlenmesi hususlarında kat maliklerinin iradesi hilafına davacı tarafa bu iş ve işlemleri yapması hususunda mahkeme eliyle yetki verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı kooperatif ve haleflerinin sözleşme ile yüklendikleri ticari bağımsız bölümleri inşa etmediklerini, anılan edim için ayrılan arsa payının davalılar adına tescil edilen konutlara dağıtıldığını, müvekkilinin mağdur olduğunu, davalı kooperatifin iradesi ile yüklenilen ticari bağımsız bölümlerin inşa edilmemesinden doğan ihtilafın başka türlü giderilme imkanının kalmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun (634 sayılı Kanun) 24, 33 ve 44 üncü maddelerinde yer alan şartların davacı lehine oluşmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, bağımsız bölüm ilavesi ve yeni oluşacak duruma göre arsa paylarının düzeltilmesi hususunda hâkimin müdahalesi istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. 634 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi uyarınca ana gayrimenkule bağımsız bölüm ilavesi ancak kat malikleri kurulunda oybirliği ile alınacak karar ile mümkündür. Mahkemece kat maliklerinin bu yönde zorlanamayacağı gözetilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi bu nedenle yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aleyhine temyiz olunan davalılar ... vd. yararına 03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 28.000,00 TL vekâlet ücretinin temyiz eden davacıdan alınmasına, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.