Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9270 E. 2025/8802 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9270
Karar No
2025/8802
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/591 Esas, 2024/822 Karar KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare ve davalı ...Tic. A.Ş. vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların davacı idare yönünden esastan reddine, davalı yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ..., ... Mahallesi 218 ada 149, 155, 175, 162 ve 166 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların gerçek değerinin tespit edilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ...Tic. A.Ş. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı ...Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; 2020/53 Esas, sayılı dosyada davacı idarenin kesin sürelere riayet etmeyerek ödemeyi yapmaması nedeniyle davanın reddedildiğini, yeni esas ile 2022 yılında yeniden görüldüğünü, ancak bedelin belirlenmesi bakımından yeni dava tarihi dahi esas alınmaksızın, 2021 yılına göre tespit yapıldığını, idarenin kusurunun külfetine müvekkil şirketin katlanmasının beklenmesinin hakkaniyete uygun olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar vekilinin duruşmadaki ve istinaf dilekçesindeki beyanlarında kesin sürelerden sonra depo edilen bedeli kabul etmediklerini belirtmesinden işin esasına girilmesine muvafakatları bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince yapılan ilk yargılamada kamulaştırma bedelini bankaya depo etmek üzere müvekkil idareye hukuka uygun şekilde süre verilmediğini, 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi uyarınca kamulaştırma bedelini depo etmek ve makbuzları dosyaya sunmak üzere davacı idareye 15 gün süre verilmesi gerektiğini, ancak mahkemece iki hafta süre verildiğini, Mahkemece taraflarına hukuka uygun şekilde süre verilmediğinden kamulaştırma bedelinin süresinde depo edilmediğinden bahsedilemeyeceğini, bu nedenle de kamulaştırma bedelini süresinden sonra depo ettikleri gerekçesi ile davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrasında mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedeli için "...10 uncu maddeye göre mahkemece yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılması ve yatırıldığına dair makbuzun ibraz edilmesi için idareye onbeş gün süre verilir. Gereken hallerde bu süre bir defaya mahsus olmak üzere mahkemece uzatılabilir." ifadesi yer almaktadır. 3. İlk Derece Mahkemesince tespit edilen kamulaştırma bedelinin bankaya blokesi için davacı idareye 17.06.2021 ve 07.07.2021 tarihli celselerde iki haftalık kesin süre verildiği, 17.06.2021 tarihli duruşmaya davacı idare vekilinin mazeret dilekçesi sunarak katılmadığı, duruşma tutanağının davacı idareye 27.06.2021 tarihinde tebliğ edildiği, mahkemece verilen süre dolmadan 07.07.2021 tarihli duruşmanın yapıldığı anlaşılmıştır. 4. İlk Derece Mahkemesince bedelin bloke edilmesi için kanunda belirtilen onbeş günlük süre yerine iki haftalık kesin süre verildiğinden, kanuna uygun verilmiş bir süreden bahsedilemeyeceği gibi Mahkemece verilen birinci süre dolmadan ikinci süre verilmesi doğru görülmediğinden davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/9270, K. 2025/8802, T. 16.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-9270-e-2025-8802-k-97a94530b92d