Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/4808 E. 2025/9841 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4808
- Karar No
- 2025/9841
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/158 Esas, 2024/125 Karar I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR A. ... 14.Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.05.2024 Tarihli ve 2024/5 Esas, 2024/311 Karar Sayılı Kararı Dava tarihinde davacının yerleşim yerinin "... Mahallesi ... caddesi ... lojmanları e blok daire:8 .../..." olduğu, davalının yerleşim yerinin ise "... Mahallesi ... Hakkı Caddesi No:13 .../... olduğu, haksız fiilin işlendiği yerin Gümüşhacıköy olduğu,... 31.Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/374 esas sayılı dosyasının ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/4 esas sayılı dosyası ile birleştirildiği, yetkili mahkemelerin hiçbirinin yargı çevremiz içerisinde yer almadığı, davalının cevap dilekçesi ile usulüne uygun yetki itirazında bulunarak yetkili mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu belirttiği, açıklanan nedenlerle uyuşmazlığa bakmakla yetkili mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. B. ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.09.2024 Tarihli ve 2024/158 Esas, 2024/125 Karar Sayılı Kararı Söz konusu haksız eylem bakımından ceza yargılamasında ... 31. Asliye Ceza Mahkemesi 2023/374 Esas sayılı dosyasında, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/4 Esas sayılı dosyasıyla tarafları ve suç konusunun aynı olmasından birleştirme yapılmış, ... 31. Asliye Ceza Mahkemesi birleştirme kararıyla İstanbul Mahkemelerinin yetkisizliğine karar verilmemiş olup, birleştirme kararı hukuk yargılaması bakımından yetkiyi belirleyen bir kriter olmayıp, haksız fiilin işlendiği ve zararın meydana geldiği yer olan İstanbul mahkemeleri halen yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. II. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Uyuşmazlık manevi tazminat istemine ilişkindir. B. İlgili Hukuk 1. Farklı Bölge Adliye Mahkemelerinin yargı çevresinde kalan İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir. 2. 6100 sayılı Kanun’un “Genel yetkili mahkeme” başlıklı 6 ncı maddesi şöyledir: " Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." 3. 6100 sayılı Kanun'un "Davalının birden fazla olması hâlinde yetki" başlıklı 7 nci maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır." 4.6100 sayılı Kanun’un “Haksız fiilden doğan davalarda yetki” başlıklı 16 ncı maddesi şöyledir: "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." 5.6100 sayılı Kanun'un "Yetki itirazının ileri sürülmesi" başlıklı 19 uncu maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkrası şöyledir: "(2)Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz." "(3)Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir." "(4)Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir." C. Değerlendirme 1. Kesin yetki halinin kuralının bulunmadığı ve birden fazla yetkili mahkemenin bulunduğu hallerde yetkili mahkemeyi seçme hakkı davacıya aittir. Davacı, kesin yetki kuralının bulunmadığı bir davayı yetkisiz bir mahkemede açmışsa, seçme hakkı itiraz eden davalıya geçer, davalının bildirdiği yetkili mahkemede davanın görülmesi gerekir. 2. Dosya kapsamından uyuşmazlığın internet yayını yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup haksız eylem nedenine dayandığı, yayının yapıldığı internet sitesinin davanın açıldığı yerde de takip edilebilir olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısı ile, davacının birden çok mahkemenin yetkili olduğu ve kesin yetki kuralının bulunmadığı bu davada, 6100 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesindeki seçimlik hakkını, zararın meydana gelme ihtimali olan yer mahkemesinde dava açarak kullanmasının, genel yetki kuralına uygun olduğu anlaşılmakla, uyuşmazlığın .... 14. Asliye Hukuk Mahkemesince sonuçlandırılması gerekmektedir. III. KARAR Açıklanan sebeplerle; 6100 sayılı Kanun’un 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince... 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.