Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/4619 E. 2025/16954 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4619
Karar No
2025/16954
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/4341 Esas, 2025/140 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/267 Esas, 2024/396 Karar

Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 23 üncü maddesine dayanan taşınmazın geri alımı ile tapusunun iptali ve davacı adına tescili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davalı ... tarafından kamulaştırılan dava konusu .., .. ilçesi, .. Mahallesi 8 18... parsel sayılı taşınmazın, kamulaştırma bedelinin kesinleştiği 05.09.2017 tarihinden itibaren 5 yıllık süre içinde 04.09.2022 tarihine kadar davalı ... tarafından kamulaştırma ve devir amacına uygun hiçbir işlem ve tesisat yapılmadığını, taşınmazı kamu yararına yönelik herhangi bir ihtiyaca da tahsis etmediğini ve taşınmazı olduğu gibi bıraktığını, bu çerçevede müvekkilini kamulaştırma bedelini aldığı günden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte geri ödeyerek geri alma hakkı doğduğunu, müvekkilinin bedeli depo etmeye hazır olduğunu belirterek kamulaştırılan taşınmazının, 2942 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesi uyarınca müvekkillerine iadesine, tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; .. Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü ve Plan ve Proje Müdürlüğü tarafından verilen bilgiye göre taşınmaza ilişkin kamulaştırma amacına uygun işlemlerin halen devam ettiğini, taşınmaz ile birlikte tüm alanın çok büyük olması nedeniyle kısa sürede bitirilmesinin mümkün olmadığını taşınmazın usulünce kamulaştırılarak bedelin ödendiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne kamulaştırma bedelinin güncel değeri olan 689.472,87 TL bedelin karar kesinleştiğinde davalıya nemalarıyla ödenmesine, taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle;dava konusu taşınmazın kamulaştırma amacına uygun olarak değerlendirilebilmesi için idari ve hukuki iş ve işlemlerin halen devam ettiğini, ancak, taşınmaz 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında farklı kamusal kullanım alanlarında kalmakla birlikte tüm alanın çok büyük olması nedeniyle idari ve hukuki iş ve işlemlerin kısa sürede sonuçlandırılabilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu taşınmaz üzerinde henüz fiziki bir çalışma yapılmamış olmasının taşınmazın kamulaştırma amacına yönelik iş ve işlemlerin devam etmediği anlamına gelmediğini, taşınmaz üzerinde kamulaştırma amacına yönelik olarak henüz fiziki bir çalışma yapılamamış olmasının nedeninin söz konusu idari ve hukuki iş ve işlemlerin henüz sonuçlandırılamamış olması ve halen devam etmekte olmasından kaynaklandığını, 2942 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesi uyarınca 5 yıl içerisinde taşınmazın üzerinde mutlak olarak fiziki bir tesisat yapılmış olması şartının aranmadığını, Kanun hükmünde “hiçbir işlem veya tesisat yapılmaz veya kamu yararına yönelik bir ihtiyaca tahsis edilmeyerek taşınmaz mal olduğu gibi bırakılırsa” denilmek suretiyle “bir işlem” yapılmış olmasının 5 yıllık süreyi kesmek yönünden yeterli gördüğünü, kurumlarınca bir değil pek çok işlem yapılmış olup bu idari ve hukuki süreçlerin halen devam ettiğini, bu nedenle davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;davacının tam hisse ile maliki olduğu dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında kısmen yol, kısmen park, kısmen belediye hizmet alanında (Hayvan Barınağı - Hayvan Mezarlığı) kalması sebebiyle davalı idarece kamulaştırılmasına karar verildiği, 2942 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi uyarınca davacı tapu maliki ile yapılan uzlaşma sonucu 14.11.2017 tarihinde taşınmazın davalı idare adına tapuya kayıt ve tescil edildiği, davacı tapu maliki ile davalı idare arasında düzenlenen 05.09.2017 tarihli uzlaşma tutanağına göre 460.000,00 TL bedel üzerinden anlaşma sağlandığı, buna göre 05.09.2017 tarihi itibarıyla kamulaştırma bedelinin kesinleştiği, kamulaştırma bedelinin kesinleştiği tarihten itibaren kanunun aradığı beş yıllık sürenin 05.09.2022 tarihinde, yine kanunda düzenlenen bir yıllık dava açma süresinin ise 05.09.2023 tarihinde dolduğu, eldeki davanın yasada düzenlenen bir yıllık dava açma süresi içerisinde 22.06.2023 tarihinde açıldığı, kamulaştırma bedelinin kesinleşmesi tarihinden itibaren beş yıl içinde, dava konusu taşınmazda kamulaştırmayı yapan idarece kamulaştırma ve devir amacına uygun hiçbir işlem veya tesisat yapılmadığı, taşınmaz malın kamu yararına yönelik bir ihtiyaca tahsis edilmeyerek olduğu gibi bırakıldığı, davalı idarece aynı kamulaştırma kapsamında kaldığı bildirilen 8 18... ve 22 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davalı idarenin kamulaştırma işleminden vazgeçtiği, Hazineye ait olan 8 18... parselin tahsis işleminin gerçekleştirilemediği, davanın hakkın doğduğu 05.09.2022 tarihinden sonra bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davacıya ödenen kamulaştırma bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte karar kesinleştiğinde davalı idareye ödenmek üzere davacı tarafça depo edildiği anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davalı idarenin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiş, ayrıca 2942 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesi koşullarının oluşmadığını, deprem nedeniyle kamu kaynaklarının arama, kurtarma, barınma vs. işlemlere özgülendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak kamulaştırılan taşınmazın iadesi istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. Buna karşın 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek 4 üncü maddenin üçüncü fıkrası; “Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” şeklinde düzenlenmiştir. Eldeki dava 2942 sayılı Kanun'un 23 nci maddesi uyarınca açılan kamulaştırılan taşınmazın iadesi davası olup bu kapsamda maktu harca hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının reddine,

2. Kamu düzeni uyarınca temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinin hükümden çıkarılması yerine "Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davalı idareden alınarak Hazineye gelir kaydına" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Aşağıda yazılı harcın istenildiğinde davalı idareye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/4619, K. 2025/16954, T. 10.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-4619-e-2025-16954-k-4cc9a3096ab0