Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/4596 E. 2026/262 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4596
Karar No
2026/262
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3209 Esas, 2025/224 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/8 Esas, 2023/235 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ................ Mahallesi 2 26... (eski 594 parsel) parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın fiilen elatıldığından tazminat ve ecrimisil bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin depo edilmediğini, buna ilişkin belge sunulamadığını, ödemenin de tespit edilemediğini, davanın ödenmeyen kamulaştırma bedeline ilişkin olduğunu, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, Anayasa Mahkemesi kararlarının dikkate alınması gerektiğini, kamulaştırmadan haberdar olunduğunun ispat edilemediğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza davalı tarafından kamulaştırmasız fiilen el atıldığından bahisle tazminat ve ecrisimil talepli işbu davanın açıldığı, dava konusu taşınmazın tamamının 25.11.1994 tarihli 1994/192 Esas sayılı Kamu Yararı Kararına istinaden .............. Turistik ..............arası yol inşaat ve emniyet sahası tesis etmek amacıyla kamulaştırma sahası içerisine alınarak 1995 yılı içerisinde taşınmaza fiili olarak el atıldığı, taşınmazın kamulaştırma bedeli .................. Şubesinde taşınmaz malikleri adına açılan hesaba bloke edildiği, davacı ... tarafından 13.04.1998 tarihinde Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 1998/795 Esas sayılı dosyasında Karayolları Genel Müdürlüğüne karşı ............... köyü kök 594 parsel sayılı taşınmaza takdir edilen kamulaştırma bedelinin artırılmasının davası açıldığı, Yargıtay incelemesi sonrası kamulaştırma bedelinin 461.534.720 TL olarak artırılmasına karar verildiği, davacının kamulaştırma işleminden haberdar olarak taşınmaza takdir edilen kamulaştırma bedelinin artırılması amacıyla dava açtığı ve kamulaştırma bedelini aldığı, davacı yönünden kamulaştırma işleminin kesinleştiği, davalı tarafça taşınmaza kamulaştırmasız fiilen el atılmamış olduğundan kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminat ve ecrimisil taleplerinin reddine karar verilmesinde Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2017/34672 Esas, 2019/547 Karar sayılı ve 17.01.2019 tarihli emsal kararı da dikkate alındığında isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/4596, K. 2026/262, T. 13.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-4596-e-2026-262-k-e920ea1d603a