Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/4484 E. 2026/462 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4484
Karar No
2026/462
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2859 Esas, 2025/206 Karar KARAR : Esastan ret / Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/440 Esas, 2024/465 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan ilk davada saklı tutulan bölümün tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddi ile kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden resen İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ili, ..., ...Mahallesi 8 34... parsel sayılı taşınmazın paydaşı olduğunu, taşınmaza imar planında ilköğretim tesis alanı ayrılmak suretiyle el atıldığını, bir kısmına ise stadyum aydınlatma direği yapmak suretiyle fiilen el atıldığını, müvekkili adına ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/215 Esas, 2021/178 Karar sayılı dosyasında açılan kamulaştırmasız el atma davasında müvekkilinin payına tekabül eden bedelin 1.443.664,60 TL olarak tespit edildiğini, ancak Mahkemece dava değeri olan 150.000,00 TL üzerinden fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak karar verildiğini belirterek, saklı tutulan 1.293.664,60 TL bedelin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza müvekkili tarafından fiilen el atılmadığını, imar planında eğitim alanı olarak ayrılan yerlerin kamulaştırma işlemlerinden imar planını yapmaya ve uygulamaya yetkili olan Belediye veya Valiliğin (İl Özel İdaresinin) sorumlu olduğunu, düzenleme ortaklık payını %45 oranına tamamlamak üzere ilave düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmasına ilişkin düzenlemenin dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve saklı tutulan kısmın davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza müvekkili tarafından fiilen el atılmadığını, taşınmazda enerji nakil kattı geçirmek suretiyle yapılan fiili el atmanın müvekkili kurumun bilgisi dışında ilgili kurum tarafından yapıldığını, imar planında eğitim alanı olarak ayrılan yerlerin kamulaştırma işlemlerinden imar planını yapmaya ve uygulamaya yetkili olan Belediye veya Valiliğin (İl Özel İdaresinin) sorumlu olduğunu, düzenleme ortaklık payını %45 oranına tamamlamak üzere ilave düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmasına ilişkin düzenlemenin dikkate alınmadığını, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.03.2021 tarihli ve 2020/215 Esas, 2021/178 Karar sayılı kararıyla dava konusu taşınmazın kamulaştırmasız el atma bedelinin 1.443.664,60 TL olarak tespit edildiği, ıslah yapılmadığından taleple bağlı kalınarak 150.000,00 TL kamulaştırmasız el atma bedelinin dava tarihi olan 27.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği, karara karşı davalı idare vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 06.10.2023 tarihli ve 2021/1445 Esas, 2023/1826 Karar sayılı kararıyla esastan reddine karar verildiği, hükmün Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 29.04.2024 tarihli ve 2023/11597 Esas, 2024/4976 Karar sayılı kararı ile harç yönünden düzeltilerek onandığı ve aynı tarihte kesinleştiğinin anlaşıldığı, bu haliyle kısmî davada alınan ve kesinleşen hükmün dayanağını teşkil eden bilirkişi raporunun kısmî dava tutarını aşan bölümü de açılan eldeki ek dava yönünden hem tarafları hem de mahkemeyi bağlayacak nitelikte kesin bir delil mahiyetini aldığı kısmi davada kesinleşen bu rapor içeriği dayanak alınarak hüküm kurulan saklı tutulan bedele ilişkin eldeki davada, ilk davada kesinleşen bedele hükmedilmesi ve ilk dava tarihinden başlayacak şekilde yasal faize hükmolunmasının yerinde görüldüğü, ancak davalı idare harçtan muaf olduğu hâlde, hükmün (3) numaralı bendinde davalıdan tahsiline karar verilen yargılama giderleri arasında başvuru harcının gösterilmesinin hatalı olduğu belirtilmek suretiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, harç hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan resen dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak taraflar arasında görülüp kesinleşen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin olarak açılan ilk davada saklı tutulan bölümün tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/4484, K. 2026/462, T. 15.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-4484-e-2026-462-k-e813a80c702f