Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/3922 E. 2025/10249 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3922
- Karar No
- 2025/10249
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2160 Esas, 2024/2553 Karar KARAR : Usulden ret/ Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/23 Esas, 2023/321 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun ecrimisil talebi yönünden usulden, kamulaştırmasız el atmadan doğan tazminat talebi yönünden esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Ecrimisil istemine ilişkin olarak hüküm altına alınan bedel Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kaldığından, davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı idare vekilinin tazminat istemi yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Erzincan ili, ..., ... 886 ada 429 parsel sayılı taşınmazın davalı idareler tarafından kamulaştırılmadığı hâlde, taşınmaza fiilen el atıldığını, davacının taşınmaza paydaş olduğunu, bu nedenle taşınmazın el atılan kısmının bedelinin yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar vermiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kabulüne kararı usul ve kanuna aykırı olduğunu, davaya konu taşınmaza müvekkilin el atması söz konusu olmadığını, davacının yapılacak uygulamalara rıza gösterdiğini, bu nedenle el atmadan söz edilemeyeceğini, davacı tarafından herhangi bir şekilde istifade edebilecek yer olmadığını, ecrimisil talebi usulen mümkün olmadığı gibi hukuken de mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerde davacı vekil tarafından talep edilen kamulaştırmasız el atma nedeniyle ecrimisil talebinin de reddi gerektiğini, belirlenen metrekare fiyatın yüksek olduğunu, bedel tespitinin de usul ve kanuna aykırı şekilde belirlendiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsalin üstün ve eksik yönleri kıyaslanmak suretiyle emsal esasına göre değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik görülmemekle birlikte her ne kadar hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal alınan 603 ada 7 parsel sayılı taşınmaz ile dava konusu taşınmazın emlak vergisi rayiç değerleri yönünden belirlenen değerleme oranında çelişki oluşmuş ise de bilirkişi raporunda emsal olarak değerlendirilen diğer taşınmaz 582 ada 14 parsel sayılı taşınmaz ile dava konusu taşınmazın üstün ve eksik yönlerinin kıyaslanmasının denetime elverişli olması nedeniyle bilirkişi raporunun hükme esas alınabileceği anlaşılmış ancak bu kıyaslamada da her ne kadar dava konusu taşınmaz metre kare birim bedeli 8.476,14TL/m² olarak belirlenmiş ise de istinafa gelenin sıfatına göre hükmedilen sonuç bedel hakkaniyete uygun olduğundan yapılan incelemede mahkeme hükmünde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığından, kamulaştırmasız el atma tazminatı yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar aleyhine hükmedilen ecrimisil yönünden ise usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığı anlaşıldığından, arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin davalı idareden tahsili ile payları oranında davacıya ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdare Vekilinin Ecrimisil Talebine İlişkin Temyizi Yönünden; Temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE, B. Davalı İdare Vekilinin Kamulaştırmasız El Atmaya Dayanan Tazminat Talebine İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden aşağıda yazılı kalan temyiz harcının alınarak Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.