Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/3845 E. 2025/15143 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3845
- Karar No
- 2025/15143
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3706 Esas, 2024/1051 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/287 Esas, 2024/130 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden husumetten reddine, davalı ... yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ..., ... Mahallesi 5 99... parsel sayılı taşınmazın maliki olan ... 'in 19.06.2006 tarihinde vefat ettiğini, müvekkillerinin tapu malikinin yasal mirasçıları olduğunu, dava konusu taşınmazın, imar planında ... alan olarak düzenlendiğini, imar planlarının yürürlüğe girmesinin üzerinden çok uzun yıllar geçtiğini, davalıların müvekkillerine ait olan taşınmazda herhangi bir kamulaştırma işlemi yapmadıkları gibi imar planını da değiştirmeyerek kısıtlamaya devam ettiklerini, hukuki el atmanın yanında fiili el atmanında bulunduğunu ileri sürerek tespit edilecek kamulaştırmasız el atma bedelinin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; husumetin fiilen el atan idareye yöneltilmesi gerektiğini, müvekkili belediyenin herhangi bir el atması ve kamulaştırma kararı bulunmayan taşınmazdan sorumlu tutulmaya çalışıldığını davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesi özetle;Yargıtay'ın yerleşik kararları gereğince kamulaştırmasız el atma davalarında husumetin fiilen el atan idareye yöneltilmesi gerektiğini, bu anlamda huzurdaki dava açısından fiili bir el atma mevcut ise bunun hangi idare tarafından yapıldığını ve dava konusu taşınmazın müvekkili Belediye sorumluluğunda bulunup bulunmadığı hususunun belirlenmesini, el atan idarenin müvekkili Belediye olmaması halinde davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; park alanının yüzölçümden hareketle dava konusu taşınmazın kamulaştırılmasının sorumluluğunun müvekkili ... Belediye Başkanlığının olduğu yönünde karar verildiğini verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, huzurdaki davada tek keşif yapıldığını ve bilirkişiler tarafından alınan 20.06.2023 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın arsa birim değerinin 6.872,00 TL/m² olarak tespit edildiğini, İmar planında park kullanımında kalan şehir merkezinin dışında yer alan, orta nüfus yoğunluklu ticari faaliyetin olmadığı, orta gelir sınıfında bulunan insanların yaşadığı bir bölgede yer alan taşınmaz için piyasa rayiçlerinin çok üzerinde bedel belirlendiğini, 3,5 yıl içerisinde bahse konu bölgede taşınmazın değerinin 4,85 kat artıracak herhangi bir gelişme ve artış olmadığını, bilirkişi raporunda hiçbir mühendislik verisi kullanılmadan gözlem yapıldığını, enerji nakil hattının yapılaşmayı engelleyip engellemediğini ya da ne ölçüde engellediği hususunun taşınmazın değerinin tespiti bakımından hayati nitelikte olduğunu, enerji nakil hattı nedeniyle bina yapılamayan parselin maliklerine yapılan irtifak hakkı bedeline ilişkin ödemelerin güncel değerinin tespitiyle hükmedilen kamulaştırmasız el atma tazminatından düşülmesi gerektiğini, fiili el atmaya ilişkin tespitin doğru olmadığından yerel mahkeme kararında nispi harç ve nispi vekâlet ücretine hükmedilmiş olmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi heyetince taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile dava konusu taşınmazla emsal taşınmazın konum, nitelik ve vergi beyanları itıbarıyla karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek suretiyle her iki taşınmazı kıyaslayarak dava konusu taşınmazın değerini belirlemelerinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı ... Başkanlığından aşağıda yazılı kalan harcın alınarak Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.