Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/3836 E. 2025/15690 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3836
Karar No
2025/15690
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3587 Esas, 2024/1441 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gerede Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/16 Esas, 2021/6 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, ... 7 20... , 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; mevcut davada davalı olarak müteveffa ...mirasçıları gösterilmiş ise de müteveffa ...Mirasçıları davalılardan ibaret olmayıp davalı gösterilmeyen bir kısım mirasçılar daha mevcut olduğunu, taraf teşkili yönünden bunların da davaya iştirak ettirilmeleri gerektiğini, diğer yandan, takdir edilen ve bir kısım mirasçılarla uzlaşıldığı bildirilen 62,50 TL/m² bedelinin çok düşük olduğunu, belirlenecek bedel üzerinden kamulaştırmaya herhangi bir itirazlarının olmayacağını beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tespit edilen kamulaştırma bedelinin verilen kesin süre içerisinde davacı idare tarafından depo edilmediğinden bahisle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişilerin tüm gayrimenkuller için dava tarihi itibarıyla ayrı ayrı belirlediği bedeller üzerine eklenen 2 yıl 4 ay 10 gün üzerinden hesap edilen değerleme oranı olarak %26,26'yı kabul etmelerinin mümkün olmadığını, kamulaştırmaya konu parsellerin değer tespitinin dava tarihi olan 15.01.2014 tarihi itibarıyla belirlenmiş olması gerektiğini, bilirkişi tarafından belirlenen bedellerin fahiş olduğunu, kamulaştırılan taşınmaz ile emsal alınan tasınmazların birbirlerine olan üstün ve eksik yönleri tek tek ve denetime olanak verecek biçimde belirlenmek ve bunların değere katkı oranları da açıklanmak suretiyle emsal karşılaştırılması yapılması gerekirken, bilirkişi heyeti raporunda bu tam manasıyla karşılanmaksızın değer tespiti yoluna gidildiğini, her parselin toplam değerlerinin davalıların toplam miras pay oranı olan 712/1152 dikkate alınarak bu miras oranı üzerinden hesaplanması gerekirken bilirkişi raporunda idarelerinden depo edilmesi istenecek miktarın yine bu oran üzerinden net bir şekilde hesaplanması yapılmadığını, bu gayrimenkullerin 440/1152 hissesi idareleri tarafından maliklerden dava öncesinde uzlaşma yoluyla iktisap edildiğini, kabul manasına gelmemekle birlikte Mahkemece kamulaştırma bedelinin yatırılmaması nedeniyle davanın reddi değil, karar verilmesine yer olmadığına kararıyla sona erdirilmesi ve aleyhlerine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının istinafen incelenerek kaldırılmasına ve hukuka uygun bir karar verilmek üzere dosyanı mahkemesine iadesine, yargılama giderlerinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla tespit edilen kamulaştırma bedelinin yatırılması için Mahkemece davacı idare vekiline 15 günlük süre verildiği, ancak bu süre içerisinde bedelin depo edilmediği, bunun üzerine ikinci kez yeniden 15 günlük süre verilip bu sürenin kesin olduğunun ve bu süre içerisinde kamulaştırma bedelinin yatırılmaması halinde davanın usulden reddedileceğinin ihtar edildiği, kamulaştırma bedelinin verilen kesin süreye rağmen yine yatırılmadığı, bu durumda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiş olmasında usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığı, her ne kadar davacı vekilinin 06.11.2017 tarihli beyan dilekçesinde belirttiği davalılar dışında kalan ve dava tarihinden önce davacı idareyle uzlaşan ..., ..., ... ve ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken bu davalılar hakkında da davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ise de sonuç itibariyle davanın usulden reddine karar verilmiş olması nedeniyle eleştirilmekle yetinilerek davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/3836, K. 2025/15690, T. 01.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-3836-e-2025-15690-k-326c78045c3b