Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/3818 E. 2025/14948 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3818
- Karar No
- 2025/14948
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/379 Esas, 2021/196 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Denizli ili, ..., köyü 866 parsel ve ... köyü 1031 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırma işleminin iptali için idare mahkemesinde iptal davası açtıklarını, bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, dava konusu taşınmazın değerinin kıymet takdir komisyonu raporunda düşük hesaplandığını ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın değerinin kıymet takdir komisyonu raporunda düşük hesaplandığını, taşınmazın nitelikleri itibarıyla verimli, sulanabilir ve daha değerli olduğunu ileri sürmüştür.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 26.05.2016 tarihli ve 2009/400 Esas, 2016/486 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 26.05.2016 tarihli ve 2009/400 Esas, 2016/486 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; taşınmazın sulu tarım arazisi niteliği, konumu ve yüzölçümü dikkate alındığında değeri belirlenirken kapitalizasyon faiz oranının %4 uygulanması gerekirken bu oranın % 5 kabulü ile az bedel tespiti, dava konusu (ifraz ile) 1032 parsel sayılı taşınmazın niteliği, geometrik durumu ve kalan kısmın yüzölçümüne göre kalan alanda değer azalışı olamayacağı gözetilmeden %10 değer azalışının kabulü ile fazla bedele hükmedilmesi, dava aynı hukuki sebepten kaynaklandığından kendilerini vekil ile temsil ettiren davalılar lehine tek vekâlet ücretine karar verilmesi gerekirken, farklı vekille temsil edildikleri gerekçesiyle davalılara ayrı ayrı vekâlet ücreti takdir edilmesi, taşınmazın tapu kaydında yer alan takyidatların hükmedilen bedele yansıtılması gerektiğinin düşünülmemesi gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin ilâm başlığında belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, taşınmaz üzerindeki ekili ürünler ve münavebenin gerçek durumu yansıtmadığını, ilk kararın davalı ... tarafından temyiz edilmediğini ve bu davalı yönünden müvekkili idare lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilmeden hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, fark bedel için ilk karar tarihi yerine son karar tarihine kadar yasal faize hükmedilmesinin doğru olmadığını, davalı ... kızı ...adına kayyım hesabına fazla yatırılan 252,05 TL’nin iadesine ilişkin hüküm kurulması gerektiğini, müvekkili idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı ... malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Mahkemece bozma öncesi verilen 26.05.2016 tarihli karar davalılardan ...kayyımı vekili tarafından temyiz edildiğinden, bu kararı temyiz etmeyen davalı ... bakımından sözü edilen kararda tespit edilen bedelin davacı idare lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeksizin, davalı ...dışında kalan adı geçen davalı için bozma sonrası belirlenen metrekare birim bedeli esas alınarak hesaplama yapılmak suretiyle fazlaya hükmedilmesi doğru değildir.
5. Davalı ...adına kayyım Hazine hesabına 07.12.2020 tarihli dekontla 252,05 TL fazla bedel yatırıldığı ve iadesi talep edildiği hâlde, bu hususta hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır.
6. Davalılar lehine vekâlet ücretine ilişkin kurulan hüküm fıkrasında dava dışı kişilerin isimlerine yer verilmesi suretiyle infazda tereddüte sebebiyet verilmesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA,
20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.