Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/3740 E. 2025/16192 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3740
- Karar No
- 2025/16192
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/103 Esas, 2025/241 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölcük 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/127 Esas, 2023/209 Karar
Taraflar arasındaki taşınmazın tapu kaydının hatalı tutulmasından kaynaklanan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .. ilçesi, .. Mahalle 12 38... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmaz üzerine orman şerhi işlendiğini, davacının mülkiyet hakkının kısıtlandığını ve taşınmaz bedelinin davacıya ödenmesi gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayın idari yargının görev alanına girdiğini, taşınmaz üzerine konulan şerhin Orman Genel Müdürlüğü tarafından konulduğunu, dolayısıyla da davanın idari yargıda açılması gerektiğini ve görev açısından davanın reddinin gerektiğini, taşınmazın tapu kaydına ... tarafından taşınmazın orman sınırları içinde kaldığına ilişkin şerh düşüldüğünü, davaya ilişkin zamanaşımı süresinin dolduğunu, Orman Genel Müdürlüğünün kötüniyetle hareket ederek orman şerhinden dolayı .. nin tazminat davalarıyla muhatap olmasına yol açtığından şayet herhangi bir tazminata hükmedilecek ise bunun Orman Genel Müdürlüğüne yükletilmesi gerektiğini, nitekim bu hususun yerleşik Yargıtay içtihatlarıyla da hüküm altına alındığını savunarak aleyhlerine açılan davanın öncelikle usul yönünden; mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı .. den tahsiline, dava konusu taşınmazın davacı adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla .. si adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece taşınmaza takdir edilen bedelin rayiç bedellerin çok altında kaldığını, ilamın hüküm kısmında dava konusu taşınmazın orman vasfı ile .. si adına kayıt ve tesciline karar verildiğini, açtıkları davanın 4721 sayılı Kanun'un 1007 hükümlerine göre tazminat davası olup talepleri arasında taşınmazın davalı adına tescili yönünde bir talepleri bulunmadığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) taleple bağlılık ilkelerine aykırı olarak verilen bu tescil kararının yerinde olmadığını, yargılama esnasında Orman idaresine hiçbir ihbar yapılmadığını, oysaki tescil kararı her ne kadar .. ... lehine veriliyor ise de idari açıdan orman idaresini çok yakından ilgilendirdiğini, mahkeme ilamında talep dışı bir hususta karar verilmesinin usul hükümlerine aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davaya ilişkin zamanaşımı süresinin 27.09.2006 tarihi itibarıyla dolduğunu, süresinde açılmayan davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle esasa girilmeden reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca işbu parsele ilişkin orman kadastrosu ve 2/B çalışmaları 1994 yılında kesinleştiğinden, dava konusu parselle ilgili olarak açılan davanın 6831 sayılı Kanun gereği süresi içerisinde açılmamış olup davanın süresi içerisinde açılmadığından dolayı hak düşürücü süre sebebi ile de esasa girilmeksizin usul yönünden kaldırılması ve davanın reddi gerektiğini, davada pasif husumet ehliyeti bulunmadığından .. yönünden husumetten reddi gerektiğini, Orman Genel Müdürlüğünce yapılan orman kadastro çalışmaları neticesinde tapu kütüğü sahifesine dava konusu taşınmazın orman sınırları içinde kaldığı şerhi konulduğunu, burada Orman Genel Müdürlüğü kötüniyetle hareket ederek orman şerhinden dolayı .. .. tazminat davalarıyla muhatap olmasına yol açtığından eğer herhangi bir tazminata hükmedilecek ise bunun diğer davalı ... Genel Müdürlüğüne yükletilmesi gerektiğini, taşınmaz için belirlenen %50 objektif değer artışı son derece yüksek olup; gerçeği yansıtmadığını, kapitalizasyon faizi oranının da %4 gibi düşük bir oranda belirlenmesi, bu denli olumsuz koşullara sahip bir taşınmaz için doğru olmadığını, taşınmazın m² rayicinin fahiş olarak belirlendiğini, mahkemenin kararında tazminat tutarının tamamına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, faizin başlangıç tarihi olarak dava tarihi değil kararın kesinleştiği tarihin esas alınması gerektiğini, ayrıca ıslah edilen tutar bakımından da ıslah harcının ikmal edildiği 09.06.2023 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek usul ve kanuna aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapu sicilinin tutulmasından devlet sorumlu olup .. husumet yöneltilmesinin doğru olduğunu, davanın adli yargının görev alanına girdiğini, davanın tabi olduğu 10 yıllık zamanaşımı süresi zararın doğması yani tapunun iptali ile başlayacağından zamanaşımının söz konusu olmadığını, bu nedenlerle davalı ... vekilinin bu hususlara ilişkin istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinin doğru olduğu, hesaplanan metrekare birim fiyatının da bölgenin piyasa rayiçlerine uygun bulunduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin bu yönlere değinen istinaf itirazları yerinde görülmediğinden istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosyada bulunan bilgi ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; dava konusu taşınmazın 1959 yılında yapılan kadastro çalışmaları esnasında dava dışı şahıs adına tespit gördüğü, davacının 18.11.1975 tarihinde satış yoluyla malik olduğu, 27.09.1996 tarihinde de tapu kaydına taşınmazın tamamının orman sınırları içinde kaldığına ilişkin şerh konulduğu anlaşılmıştır.
3. Dava konusu taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı .. den tahsiline, bedeline hükmedilen dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile .. adına tesciline karar verilmesi yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.